<?xml version="1.0" encoding="ISO-8859-9"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Veteriner Hekimlerin Dünyası - Veteriner hekim forum - Tüm Forumlar]]></title>
		<link>http://www.veterinerhekimiz.com/forum/</link>
		<description><![CDATA[Veteriner Hekimlerin Dünyası - Veteriner hekim forum - http://www.veterinerhekimiz.com/forum]]></description>
		<pubDate>Fri, 03 Jul 2009 03:56:10 +0300</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[İş Arıyorum (2009 mezunu, 3 yıllık staj tecrübesi)]]></title>
			<link>http://www.veterinerhekimiz.com/forum/thread-22322.html</link>
			<pubDate>Fri, 03 Jul 2009 00:35:56 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.veterinerhekimiz.com/forum/thread-22322.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: Tahoma;">Merhaba;<br />
İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi 2009 mezunuyum. İstanbulda çalışabileceğim poliklinik yada klinik arıyorum. Öğrenmeye ve kendimi geliştirmeye açık biriyim. işime kolaylıkla uyum sağlayabilirim ayrıca 3 yıllık staj tecrübemde de klinik bilgilerimi geliştirmiş bulunmaktayım.<br />
Saygılar...</span><span style="font-size: large;"><span style="color: #000080;"></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: Tahoma;">Merhaba;<br />
İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi 2009 mezunuyum. İstanbulda çalışabileceğim poliklinik yada klinik arıyorum. Öğrenmeye ve kendimi geliştirmeye açık biriyim. işime kolaylıkla uyum sağlayabilirim ayrıca 3 yıllık staj tecrübemde de klinik bilgilerimi geliştirmiş bulunmaktayım.<br />
Saygılar...</span><span style="font-size: large;"><span style="color: #000080;"></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Akbaş Arıyoruz!]]></title>
			<link>http://www.veterinerhekimiz.com/forum/thread-22317.html</link>
			<pubDate>Wed, 01 Jul 2009 18:21:49 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.veterinerhekimiz.com/forum/thread-22317.html</guid>
			<description><![CDATA[Merhabalar.<br />
<br />
Tokat dolayları ve yakın çevre illerden temin edilebilecek şekilde Akbaş arıyoruz.<br />
<br />
Bekçi köpeği olarak bağ evinde kullanılacak ve iyi şartlarda bakılacaktır.Tüm veteriner hizmetleri tarafımca karşılanacaktır.<br />
<br />
Fiyatının cüzi olması ümidimizdir.<br />
<br />
İlgilenen arkadaşlardan numaramı bilenlerin bana çağrı atmaları,numaramı bilmeyenlerin ise bu konu başlığına mesaj atmaları rica olunur.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Merhabalar.<br />
<br />
Tokat dolayları ve yakın çevre illerden temin edilebilecek şekilde Akbaş arıyoruz.<br />
<br />
Bekçi köpeği olarak bağ evinde kullanılacak ve iyi şartlarda bakılacaktır.Tüm veteriner hizmetleri tarafımca karşılanacaktır.<br />
<br />
Fiyatının cüzi olması ümidimizdir.<br />
<br />
İlgilenen arkadaşlardan numaramı bilenlerin bana çağrı atmaları,numaramı bilmeyenlerin ise bu konu başlığına mesaj atmaları rica olunur.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Şarbonla mücadelede işbirliği]]></title>
			<link>http://www.veterinerhekimiz.com/forum/thread-22316.html</link>
			<pubDate>Wed, 01 Jul 2009 16:41:53 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.veterinerhekimiz.com/forum/thread-22316.html</guid>
			<description><![CDATA[Şarbonla mücadelede işbirliği <br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
Kars Kafkas Üniversitesi (KAÜ) Veteriner Fakültesi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen 'İnsan ve Hayvanlarda Şarbon' konulu panelde şarbon hastalığı konunun uzmanları tarafından masaya yatırıldı.   <br />
 <br />
 <br />
 <img src="http://www.erzurumgazetesi.com.tr/haber_resim/şanbon%201.jpg" border="0" alt="[Resim: anbon%201.jpg&#93;" /><br />
Kars Kafkas Üniversitesi (KAÜ) Veteriner Fakültesi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen 'İnsan ve Hayvanlarda Şarbon' konulu panelde şarbon hastalığı konunun uzmanları tarafından masaya yatırıldı. <br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
KAÜ Prof. Dr. Necdet Leloğlu Konferans Salonu'ndaki panele; Rektör Prof. Dr. Abamüslüm Güven, Refik Saydam Hıfzısıhha Enstitüsü Başkanı Doç. Dr. Mustafa Ertek, KAÜ Veteriner Fakültesi Dekanı Histoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şahin Arslan, KAÜ Veteriner Fakültesi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mithat Şahin, Rektör yardımcıları, öğretim görevlileri ve öğrenciler katıldı. <br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
PROJEDE A.Ü.&#8217;DE VAR<br />
<br />
"Türkiye'de Hiperendemik Bölgelerde Bacillus Anthracis Enfeksiyonun Moleküler Epidemiyolojisi ve Antbiyorik Direncinin İzlenmesi" adlı projeyle TÜBİTAK tarafından desteklenen ve Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi, İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi, Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi, 100. Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi, Refik Saydam Hıfzısıhha Enstitüsü ile KAÜ Veteriner Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalından öğretim üyelerinin birlikte yürüttükleri bir proje kapsamında verilen panelde şarbon konusu bilimsel olarak ele alındı. <br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
ÖZKURT, İNSAN ŞARBONUNUN KLİNİĞİ BİLDİRİSİNİ SUNDU<br />
<br />
Refik Saydam Hıfzısıhha Enstitüsü Başkanı Doç. Dr. Mustafa Ertek 'Şarbonda Ulusal Sağlık Politikamız', Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Prof. Dr. Mehmet Doğanay 'Şarbon Hastalığına Genel Bakış', Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Doç. Dr. Zülal Özkurt 'İnsan Şarbonunun Kliniği', KAÜ Veteriner Fakültesi'nden Prof. Dr. Mithat Şahin 'Hayvan Şarbonunun Kliniği', Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Doç. Dr. Duygu Perçin 'Şarbonun Laboratuar Tanısı', KAÜ Veteriner Fakültesi'nden Doç. Dr. Ahmet Ünver 'Hayvanlarda Şarbonun Laboratuar Tanısı ve Korunma', Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Dr. Mustafa Karahocagil 'Şarbonda Konak Savunması ve İmmünizasyon', İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Dr. Üner Kayabaş 'Şarbondan Korunma', İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Prof. Dr. Rıza Durmaz 'Bacillus Antharacis'in Moleküler Epidemiyolojisinin Bölgemiz ve Türkiye Açısından Önemi' konularında sunum yaptılar. <br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
HAYVANCILIK ALANINDA CİDDİ BİR ÇÖKÜŞE DOĞRU SÜRÜKLENİYORUZ <br />
<br />
KAÜ Veteriner Fakültesi Dekanı Histoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şahin Arslan, şarbonun önemine vurgu yaparak, "Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) raporlarına göre ülkemizde hayvan sayısında ciddi düşüşler olması bir tarafa, diğer taraftan ise üretimdeki düşüş dikkat çekiyor. Kırmızı et üretiminde 2007 yılından 2008 yılına geçişte yüzde 16'lara varan düşüş oldu. Diğer taraftan süt üretiminde yüzde 0.7'lik düşüş. Nüfus artarken bunlar gittikçe geriye gidiyor ve hayvancılık alanında ciddi bir çöküşe doğru sürükleniyoruz. Bu çöküş beraberinde insan ve toplum sağlığı sorunlarını da beraberinde getiriyor. Son yıllarda görülen ve basında sürekli yer alan deli dana hastalığı, KKKA, kuş gribi, domuz gribi gibi bir çok hastalık artık bütün dünyanın gündeminde ve büyük bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Her gün biraz daha toplumda korku, panik diğer taraftan ilişkilerde aksamamalar, sınırlarda güvenlik önlemlerinin artırılması gibi sorunlar gittikçe daha da ağır bir sürece giriyor. Hayvan sağlığının güvence altında olmadığı bir toplumda insan sağlığının güvende olması mümkün değildir. Çünkü tek bir dünya ve bu dünyada yaşayan canlıların ortak sağlık sorunu var artık. Brucella ve Şarbon gibi hastalıkların yüksek oranda seyrettiği bildiğimiz gerçeklerdir" dedi. <br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
ŞARBON CİDDİ TAHRİBATLARA SEBEP OLUYOR <br />
<br />
Refik Saydam Hıfzısıhha Enstitüsü Başkanı Doç. Dr. Mustafa Ertek, "Bir ülkenin gelişmişliğin en önemli göstergesi olan bebek ölüm, ana ölüm hızlarına baktığımız zaman Türkiye'nin bu konuda çok önemli mesafeler kat ettiğini görüyoruz. Şarbon, halk sağlığını tehdit etmesinin yanında veteriner hekimlik, hayvan sağlığı ve ülke ekonomisi boyutuyla ciddi tahribatlara sebep olmakta. Belki de bu hastalığın olması bizim et ihracatımız konusunda da önemli engel teşkil etmektedir. Brucellozun çözümlenmesi içinTürkiye'de şu anda sadece aşı için yılda 8 milyon TL civarında ödeneğe ihtiyaç olduğu hatta şarbon için de devasa bütçelere ihtiyaç olduğu söyleniyor. Bunlar büyük bütçelere gereksinim duysalar bile biz mücadele etmekten vazgeçecek değiliz. Türkiye'deki hayvan şarbonuna baktığımız zaman 2008 yılında Tarım Bakanlığı 90 mihrakta şarbon olduğunu bildirmiş ve 67 bin hayvanın da aşılandığını belirtmiş ama bildiğim kadarıyla 10 milyon üzerinde büyükbaş ve 30 milyon civarında küçükbaş hayvan var. Bu rakamlarabakıldığında aşılama oranı çok yetersiz. Yine 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu yönetmeliği çerçevesinde bu mücadeleler devam ediyor. Şarbon aynı zamanda, sağlık hizmeti sunan birimlerin bildirmekle yükümlü olduğu bir hastalıktır. Şarbonun görülmesi halinde bu sağlık kuruluşlarına bildirilmesi gerek. 1989 yılından itibaren git gide azaldı ama yılda halen 200'ün üzerinde vakanın görüldüğü bir ülkeyiz. Şarbon aşısı korunmada en önemli durumdur. Hayvanlardp Fakültesi'nden Prof. Dr.<br />
<br />
R'cniversitesi Tıp Fakültesi'nden Prof. Dr. Rıza Durmaz 'ızaın aşılanması ve bu aşılamada 5 yıl süreyle kesintisiz bir şekilde sürdürülmesiyle bu hastalığın önlenebileceğini düşünüyoruz" diye konuştu. <br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
HASTA HAYVANLARIN ETİ KESİLİP YENİLİYOR <br />
<br />
"Türkiye'de Hiperendemik Bölgelerde Bacillus Anthracis Enfeksiyonun Moleküler Epidemiyolojisi ve Antbiyorik Direncinin İzlenmesi" adlı sempozyumda bildiri sunan Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Doç. Dr. Zülal Özkurt da 'İnsan Şarbonunun Kliniği' üzerine yaptığı konuşmada, "Bir çiftçi hayvanın hasta olduğunu ve öleceğini anladığı zaman, hayvanın kötü bir sona doğru gittiğini göre göre, kendisinin başına bile aynı şeyin geleceğini anlasa bile çekinmiyor ve etini kurtarmak adına kesip yiyor. O esnada da tabi ki enfekte oluyor. Hasta hayvanın etini kesmek, derisini yüzmek esnasında bulaşmalar oluyor. Dolayısıyla risk gurupları hayvancılıklauğraşanlar, özellikle kasaplar, veterinerlik sektöründe çalışanlar, deri veya kemik fabrikalarında endüstriyel alanda çalışanlar bulunuyor" şeklinde konuştu. <br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
HASTALIK ODAKLARININ BELİRLENMESİ<br />
<br />
Dünya Sağlık Örgütü'nde şarbon eksperi olarak görev yapan Prof. Dr. Mehmet Doğanay, sağlık problemlerinin yerinde çözülmesi için gerekli önerilerde bulundu. <br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
Proje yürütücüsü Prof. Dr. Rıza Durmaz projeyle ilgili yaptığı konuşmada; ülkemizin şarbon yönünden hiperendemik bölgelerindeki hastalık odaklarının belirlenmesi, infeksiyon zincirinin kırılması, tedavi seçeneklerine katkı sağlanması, bölgede farklı kaynaklardan izole edilen kökenler arasındaki klonal ilişkinin ortaya konulması, insan ve hayvanlardaki şarbon bulaşma derecesi, bulaşma yolları ve kaynaklarının belirlenmesi, ülkemizdeki klonların flogenetik gelişimi ve ülkeler arasındaki klonal yayılımın belirlenmesi gibi birçok önemli konuda bilgi verdi.<br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
<a href="http://www.erzurumgazetesi.com.tr" target="_blank">http://www.erzurumgazetesi.com.tr</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Şarbonla mücadelede işbirliği <br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
Kars Kafkas Üniversitesi (KAÜ) Veteriner Fakültesi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen 'İnsan ve Hayvanlarda Şarbon' konulu panelde şarbon hastalığı konunun uzmanları tarafından masaya yatırıldı.   <br />
 <br />
 <br />
 <img src="http://www.erzurumgazetesi.com.tr/haber_resim/şanbon%201.jpg" border="0" alt="[Resim: anbon%201.jpg]" /><br />
Kars Kafkas Üniversitesi (KAÜ) Veteriner Fakültesi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen 'İnsan ve Hayvanlarda Şarbon' konulu panelde şarbon hastalığı konunun uzmanları tarafından masaya yatırıldı. <br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
KAÜ Prof. Dr. Necdet Leloğlu Konferans Salonu'ndaki panele; Rektör Prof. Dr. Abamüslüm Güven, Refik Saydam Hıfzısıhha Enstitüsü Başkanı Doç. Dr. Mustafa Ertek, KAÜ Veteriner Fakültesi Dekanı Histoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şahin Arslan, KAÜ Veteriner Fakültesi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mithat Şahin, Rektör yardımcıları, öğretim görevlileri ve öğrenciler katıldı. <br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
PROJEDE A.Ü.&#8217;DE VAR<br />
<br />
"Türkiye'de Hiperendemik Bölgelerde Bacillus Anthracis Enfeksiyonun Moleküler Epidemiyolojisi ve Antbiyorik Direncinin İzlenmesi" adlı projeyle TÜBİTAK tarafından desteklenen ve Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi, İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi, Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi, 100. Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi, Refik Saydam Hıfzısıhha Enstitüsü ile KAÜ Veteriner Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalından öğretim üyelerinin birlikte yürüttükleri bir proje kapsamında verilen panelde şarbon konusu bilimsel olarak ele alındı. <br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
ÖZKURT, İNSAN ŞARBONUNUN KLİNİĞİ BİLDİRİSİNİ SUNDU<br />
<br />
Refik Saydam Hıfzısıhha Enstitüsü Başkanı Doç. Dr. Mustafa Ertek 'Şarbonda Ulusal Sağlık Politikamız', Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Prof. Dr. Mehmet Doğanay 'Şarbon Hastalığına Genel Bakış', Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Doç. Dr. Zülal Özkurt 'İnsan Şarbonunun Kliniği', KAÜ Veteriner Fakültesi'nden Prof. Dr. Mithat Şahin 'Hayvan Şarbonunun Kliniği', Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Doç. Dr. Duygu Perçin 'Şarbonun Laboratuar Tanısı', KAÜ Veteriner Fakültesi'nden Doç. Dr. Ahmet Ünver 'Hayvanlarda Şarbonun Laboratuar Tanısı ve Korunma', Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Dr. Mustafa Karahocagil 'Şarbonda Konak Savunması ve İmmünizasyon', İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Dr. Üner Kayabaş 'Şarbondan Korunma', İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Prof. Dr. Rıza Durmaz 'Bacillus Antharacis'in Moleküler Epidemiyolojisinin Bölgemiz ve Türkiye Açısından Önemi' konularında sunum yaptılar. <br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
HAYVANCILIK ALANINDA CİDDİ BİR ÇÖKÜŞE DOĞRU SÜRÜKLENİYORUZ <br />
<br />
KAÜ Veteriner Fakültesi Dekanı Histoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şahin Arslan, şarbonun önemine vurgu yaparak, "Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) raporlarına göre ülkemizde hayvan sayısında ciddi düşüşler olması bir tarafa, diğer taraftan ise üretimdeki düşüş dikkat çekiyor. Kırmızı et üretiminde 2007 yılından 2008 yılına geçişte yüzde 16'lara varan düşüş oldu. Diğer taraftan süt üretiminde yüzde 0.7'lik düşüş. Nüfus artarken bunlar gittikçe geriye gidiyor ve hayvancılık alanında ciddi bir çöküşe doğru sürükleniyoruz. Bu çöküş beraberinde insan ve toplum sağlığı sorunlarını da beraberinde getiriyor. Son yıllarda görülen ve basında sürekli yer alan deli dana hastalığı, KKKA, kuş gribi, domuz gribi gibi bir çok hastalık artık bütün dünyanın gündeminde ve büyük bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Her gün biraz daha toplumda korku, panik diğer taraftan ilişkilerde aksamamalar, sınırlarda güvenlik önlemlerinin artırılması gibi sorunlar gittikçe daha da ağır bir sürece giriyor. Hayvan sağlığının güvence altında olmadığı bir toplumda insan sağlığının güvende olması mümkün değildir. Çünkü tek bir dünya ve bu dünyada yaşayan canlıların ortak sağlık sorunu var artık. Brucella ve Şarbon gibi hastalıkların yüksek oranda seyrettiği bildiğimiz gerçeklerdir" dedi. <br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
ŞARBON CİDDİ TAHRİBATLARA SEBEP OLUYOR <br />
<br />
Refik Saydam Hıfzısıhha Enstitüsü Başkanı Doç. Dr. Mustafa Ertek, "Bir ülkenin gelişmişliğin en önemli göstergesi olan bebek ölüm, ana ölüm hızlarına baktığımız zaman Türkiye'nin bu konuda çok önemli mesafeler kat ettiğini görüyoruz. Şarbon, halk sağlığını tehdit etmesinin yanında veteriner hekimlik, hayvan sağlığı ve ülke ekonomisi boyutuyla ciddi tahribatlara sebep olmakta. Belki de bu hastalığın olması bizim et ihracatımız konusunda da önemli engel teşkil etmektedir. Brucellozun çözümlenmesi içinTürkiye'de şu anda sadece aşı için yılda 8 milyon TL civarında ödeneğe ihtiyaç olduğu hatta şarbon için de devasa bütçelere ihtiyaç olduğu söyleniyor. Bunlar büyük bütçelere gereksinim duysalar bile biz mücadele etmekten vazgeçecek değiliz. Türkiye'deki hayvan şarbonuna baktığımız zaman 2008 yılında Tarım Bakanlığı 90 mihrakta şarbon olduğunu bildirmiş ve 67 bin hayvanın da aşılandığını belirtmiş ama bildiğim kadarıyla 10 milyon üzerinde büyükbaş ve 30 milyon civarında küçükbaş hayvan var. Bu rakamlarabakıldığında aşılama oranı çok yetersiz. Yine 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu yönetmeliği çerçevesinde bu mücadeleler devam ediyor. Şarbon aynı zamanda, sağlık hizmeti sunan birimlerin bildirmekle yükümlü olduğu bir hastalıktır. Şarbonun görülmesi halinde bu sağlık kuruluşlarına bildirilmesi gerek. 1989 yılından itibaren git gide azaldı ama yılda halen 200'ün üzerinde vakanın görüldüğü bir ülkeyiz. Şarbon aşısı korunmada en önemli durumdur. Hayvanlardp Fakültesi'nden Prof. Dr.<br />
<br />
R'cniversitesi Tıp Fakültesi'nden Prof. Dr. Rıza Durmaz 'ızaın aşılanması ve bu aşılamada 5 yıl süreyle kesintisiz bir şekilde sürdürülmesiyle bu hastalığın önlenebileceğini düşünüyoruz" diye konuştu. <br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
HASTA HAYVANLARIN ETİ KESİLİP YENİLİYOR <br />
<br />
"Türkiye'de Hiperendemik Bölgelerde Bacillus Anthracis Enfeksiyonun Moleküler Epidemiyolojisi ve Antbiyorik Direncinin İzlenmesi" adlı sempozyumda bildiri sunan Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Doç. Dr. Zülal Özkurt da 'İnsan Şarbonunun Kliniği' üzerine yaptığı konuşmada, "Bir çiftçi hayvanın hasta olduğunu ve öleceğini anladığı zaman, hayvanın kötü bir sona doğru gittiğini göre göre, kendisinin başına bile aynı şeyin geleceğini anlasa bile çekinmiyor ve etini kurtarmak adına kesip yiyor. O esnada da tabi ki enfekte oluyor. Hasta hayvanın etini kesmek, derisini yüzmek esnasında bulaşmalar oluyor. Dolayısıyla risk gurupları hayvancılıklauğraşanlar, özellikle kasaplar, veterinerlik sektöründe çalışanlar, deri veya kemik fabrikalarında endüstriyel alanda çalışanlar bulunuyor" şeklinde konuştu. <br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
HASTALIK ODAKLARININ BELİRLENMESİ<br />
<br />
Dünya Sağlık Örgütü'nde şarbon eksperi olarak görev yapan Prof. Dr. Mehmet Doğanay, sağlık problemlerinin yerinde çözülmesi için gerekli önerilerde bulundu. <br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
Proje yürütücüsü Prof. Dr. Rıza Durmaz projeyle ilgili yaptığı konuşmada; ülkemizin şarbon yönünden hiperendemik bölgelerindeki hastalık odaklarının belirlenmesi, infeksiyon zincirinin kırılması, tedavi seçeneklerine katkı sağlanması, bölgede farklı kaynaklardan izole edilen kökenler arasındaki klonal ilişkinin ortaya konulması, insan ve hayvanlardaki şarbon bulaşma derecesi, bulaşma yolları ve kaynaklarının belirlenmesi, ülkemizdeki klonların flogenetik gelişimi ve ülkeler arasındaki klonal yayılımın belirlenmesi gibi birçok önemli konuda bilgi verdi.<br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
<a href="http://www.erzurumgazetesi.com.tr" target="_blank">http://www.erzurumgazetesi.com.tr</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Brucella Uyarısı]]></title>
			<link>http://www.veterinerhekimiz.com/forum/thread-22315.html</link>
			<pubDate>Wed, 01 Jul 2009 16:40:20 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.veterinerhekimiz.com/forum/thread-22315.html</guid>
			<description><![CDATA[Brucella Uyarısı <br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
Uzmanlar, kaynatılmadan tüketilen sütlerin neden olduğu brusella hastalığı ile ilgili önemli uyarılarda bulundu.  <br />
 <br />
 <img src="http://www.trt.net.tr/medya/resim/2009/06/29/cb0557bb-f36d-4a80-a192-b1e7c58be4d7-800x600.jpg" border="0" alt="[Resim: cb0557bb-f36d-4a80-a192-b1e7c58be4d7-800x600.jpg&#93;" /><br />
 <br />
Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da sıkça rastlanan Brusella hastalığınının en önemli sebebi kaynatılmayan süt ve süt ürünleri. Uzmanlar tüketicileri dikkatli olmaları konusunda uyarıyor. <br />
Brusella, hayvanlardan insanlara bulaşan bir hastalık. Hastalığın temel sebebi ise kaynatılmadan tüketime sunulan süt ve süt ürünleri. <br />
<br />
Hastalıkla ilgili bilgi veren veteriner hekim Umut Güneysu, "İnsanlara vermiş olduğu zarardan dolayı yapılan et ve et ürünleri, süt ve süt ürünlerinin mutlaka pastörizasyon yapıldıktan sonra tüketime sunulması gerekiyor" dedi. <br />
<br />
Brusellaya yakalananların çoğu ise bilinçsiz işletmecilerden şikayet ediyor. <br />
<br />
Veteriner Güneysu, eklem ağrıları, dalgalı ateş ve sindirim sistemi bozuklukları yaşayan kişilerin derhal en yakın sağlık kurumuna başvurması gerektiğini söyledi. <br />
<br />
Her hastalıkta olduğu gibi bu hastalığa da erken müdahale edilmediği taktirde kalıcı rahatsızlıklara yol açabiliyor. Güvenilir yerlerden alışveriş yapmak ise önleyici tedbirlerin başında geliyor. <br />
<br />
 <br />
<br />
<a href="http://www.trt.net.tr" target="_blank">http://www.trt.net.tr</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Brucella Uyarısı <br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
Uzmanlar, kaynatılmadan tüketilen sütlerin neden olduğu brusella hastalığı ile ilgili önemli uyarılarda bulundu.  <br />
 <br />
 <img src="http://www.trt.net.tr/medya/resim/2009/06/29/cb0557bb-f36d-4a80-a192-b1e7c58be4d7-800x600.jpg" border="0" alt="[Resim: cb0557bb-f36d-4a80-a192-b1e7c58be4d7-800x600.jpg]" /><br />
 <br />
Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da sıkça rastlanan Brusella hastalığınının en önemli sebebi kaynatılmayan süt ve süt ürünleri. Uzmanlar tüketicileri dikkatli olmaları konusunda uyarıyor. <br />
Brusella, hayvanlardan insanlara bulaşan bir hastalık. Hastalığın temel sebebi ise kaynatılmadan tüketime sunulan süt ve süt ürünleri. <br />
<br />
Hastalıkla ilgili bilgi veren veteriner hekim Umut Güneysu, "İnsanlara vermiş olduğu zarardan dolayı yapılan et ve et ürünleri, süt ve süt ürünlerinin mutlaka pastörizasyon yapıldıktan sonra tüketime sunulması gerekiyor" dedi. <br />
<br />
Brusellaya yakalananların çoğu ise bilinçsiz işletmecilerden şikayet ediyor. <br />
<br />
Veteriner Güneysu, eklem ağrıları, dalgalı ateş ve sindirim sistemi bozuklukları yaşayan kişilerin derhal en yakın sağlık kurumuna başvurması gerektiğini söyledi. <br />
<br />
Her hastalıkta olduğu gibi bu hastalığa da erken müdahale edilmediği taktirde kalıcı rahatsızlıklara yol açabiliyor. Güvenilir yerlerden alışveriş yapmak ise önleyici tedbirlerin başında geliyor. <br />
<br />
 <br />
<br />
<a href="http://www.trt.net.tr" target="_blank">http://www.trt.net.tr</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kedileri çorba yapacaklardı]]></title>
			<link>http://www.veterinerhekimiz.com/forum/thread-22314.html</link>
			<pubDate>Wed, 01 Jul 2009 16:38:51 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.veterinerhekimiz.com/forum/thread-22314.html</guid>
			<description><![CDATA[Kedileri çorba yapacaklardı <br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
Zenginlerin sofrasında yemek olmayı bekleyen 300 kedi hayvanseverler tarafından son anda kurtarıldı.  <br />
 <br />
 <br />
 <img src="http://i.milliyet.com.tr/GaleriHaber/2009/06/30/fft20_mf301425.Jpeg" border="0" alt="[Resim: fft20_mf301425.Jpeg&#93;" /><br />
Çin'in en büyük kenti Şanghay'da zenginlerin sofrasında yemek olmayı bekleyen 300 kedi hayvanseverler tarafından son anda kurtarıldı.<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
Shanghai Daily gazetesinin haberine göre, Çin'in özellikle güney bölgelerinde lezzetinden dolayı diğer etlerden daha pahalı olan ve dolayısıyla pahalı restoranlarda servis edilen kediler, Şanghay'da bir depoda bambu kafeslere kapatılmış halde bulundu.<br />
<br />
<br />
Gazete, gönüllü hayvan hakları savunucularının yaptığı baskınla son anda çorba malzemesi olmaktan kurtarılan kedilerin son derece kötü koşullarda tutulduğunu yazdı.<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
Gazete, kedilerin hayvanseverlere dağıtılacağını belirtirken, kedilerin sahibi olduğu ifade edilen lokanta sahibi Yang Baoguo ise baskını yapan kişilere karşı dava açacağını söyledi.<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
Yang, lokantalara satılmak üzere ülkenin çeşitli bölgelerindeki sokaklardan toplanan kedilerin her biri için 50 yuan (7 dolar) ödediğini belirterek, parasını yasal yollardan tazmin edeceğini kaydetti. <br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
Çin'de kedi toplayıcılarına karşı ancak, ele geçirilen kedinin sahipli olduğunun kanıtlanması halinde yasal işlem yapılabiliyor.<br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
Milliyet]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Kedileri çorba yapacaklardı <br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
Zenginlerin sofrasında yemek olmayı bekleyen 300 kedi hayvanseverler tarafından son anda kurtarıldı.  <br />
 <br />
 <br />
 <img src="http://i.milliyet.com.tr/GaleriHaber/2009/06/30/fft20_mf301425.Jpeg" border="0" alt="[Resim: fft20_mf301425.Jpeg]" /><br />
Çin'in en büyük kenti Şanghay'da zenginlerin sofrasında yemek olmayı bekleyen 300 kedi hayvanseverler tarafından son anda kurtarıldı.<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
Shanghai Daily gazetesinin haberine göre, Çin'in özellikle güney bölgelerinde lezzetinden dolayı diğer etlerden daha pahalı olan ve dolayısıyla pahalı restoranlarda servis edilen kediler, Şanghay'da bir depoda bambu kafeslere kapatılmış halde bulundu.<br />
<br />
<br />
Gazete, gönüllü hayvan hakları savunucularının yaptığı baskınla son anda çorba malzemesi olmaktan kurtarılan kedilerin son derece kötü koşullarda tutulduğunu yazdı.<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
Gazete, kedilerin hayvanseverlere dağıtılacağını belirtirken, kedilerin sahibi olduğu ifade edilen lokanta sahibi Yang Baoguo ise baskını yapan kişilere karşı dava açacağını söyledi.<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
Yang, lokantalara satılmak üzere ülkenin çeşitli bölgelerindeki sokaklardan toplanan kedilerin her biri için 50 yuan (7 dolar) ödediğini belirterek, parasını yasal yollardan tazmin edeceğini kaydetti. <br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
Çin'de kedi toplayıcılarına karşı ancak, ele geçirilen kedinin sahipli olduğunun kanıtlanması halinde yasal işlem yapılabiliyor.<br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
Milliyet]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kamuya 10 bin kişi alınıyor  (7 tanesi Verteriner Hekim)]]></title>
			<link>http://www.veterinerhekimiz.com/forum/thread-22313.html</link>
			<pubDate>Wed, 01 Jul 2009 16:36:42 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.veterinerhekimiz.com/forum/thread-22313.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">Kamuya 10 bin kişi alınacak <br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
Kamuya öğretmen ve kariyer meslek memurları dışında kalan kadro ve pozisyonlarda 10 bin 244 kişi alınacak. Alımlar için 6-15 Temmuz 2009 tarihleri arasında tercihte bulunulacak.  <br />
 <br />
 <br />
 <img src="http://i.milliyet.com.tr/GazeteHaberIciResim/2009/06/27/fft16_mf298134.Jpeg" border="0" alt="[Resim: fft16_mf298134.Jpeg&#93;" /><br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
''2009 Yılı Temmuz Ayında KPSS Sonucuna Göre Yapılacak Merkezi Yerleştirme İşlemi Hakkında Duyuru'' Devlet Personel Başkanlığı internet sitesinde yayımlandı.<br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
Duyuruda, üniversiteler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca merkezi yerleştirme yapılmak üzere Devlet Personel Başkanlığına gönderilen (öğretmen ve kariyer meslek memurları dışında kalan) listelerde yer alan toplam 10 bin 244 kadro ve pozisyona 6-15 Temmuz 2009 tarihleri arasında tercihler alınmak suretiyle, ÖSYM Başkanlığının ''www.osym.gov.tr'' adresi üzerinden yerleştirme yapılacağı bildirildi.<br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
Duyuruya göre, bu yılın ikinci merkezi yerleştirmesinin ise kamu kurumlarından taleplerin 30 Eylül 2009 tarihine kadar toplanmasının ardından Kasım ayının ilk haftasında yapılması planlanıyor.<br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
Alımların 2 bin 319'u bakanlıklara, bin 885'i genel müdürlük ve müsteşarlıklara, 514'ü başkanlıklara, 2 bin 989'u üniversitelere, 278'i mahalli idareler ve il özel idarelerine yapılacak.<br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
KİT'ler içerisinde en fazla personel ise 1411 kişiyle PTT'ye alınacak.<br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
Temmuz ayında KPSS'ye göre ilk defa kamu kurum ve kuruluşlarına alınacak personele ilişkin unvan dağılımı şöyle:<br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
''Aktüer 2, ambar memuru 2, anbar memuru 83, antrenör 27, arkeolog 1, aşçı 56, avukat 34, bahçıvan 4, bakteriolog 1, bekçi 2, bilgisayar işletmeni 485, bilgisayar programcısı 3, biolog 67, çocuk gelişimcisi 67, çözümleyici 6, dağıtıcı 12, daktilograf 37, diyetisyen 121, ebe 51, eksper 18, elektrik mühendisi 1, enformasyon memuru 22, fizikçi 3, fizyoterapist 144, gassal 3, gemi adamı 5, harita mühendisi 5, hastabakıcı 10, hayvan bakıcısı 6, hemşire bin 107, hizmetli 99, hukuk müşaviri 3, icra memuru 20, inşaat mühendisi 9, inşaat teknikeri 1, istatistikçi 21, itfaiyeci 15, kaloriferci 43, kaptan 4, kimyager 29, koruma ve güvenlik görevlisi 5, kütüphaneci 40, laborant 23, makina mühendisi 4, manevracı 1, memur 3 bin 98, mimar 31, muayene memuru 265, muhafaza memuru 240, muhasebeci 32,  mutemet 1, mühendis 650, mütercim 24, odyolog 1, orman muhafaza memuru 85, öğretmen 4, programcı 84, psikolog 210, rasatcı 5, ressam 2, sağlık fizikçisi 14, sağlık memuru 106, sağlık teknikeri 130, sağlık teknisyeni 44, santral memuru 10, satınalma memuru 6, sekreter 85, sosyal çalışmacı 127, sosyolog 2, sportif eğitim uzmanı 25, şehir plancısı 5, şoför 98, tahsildar 8, teknik ressam 5, tekniker 204, teknisyen 307, teknisyen yardımcısı 175, tercüman 4, topograf 1, uzman yardımcısı 31, veri hazırlama kontrol işletmeni 72, <span style="color: #FF0000;">veteriner hekim 7,</span> veznedar 12, VHKİ bin 261, yurt yönetim memuru 67, zabıt katibi 4.''<br />
<br />
 <br />
<br />
milliyet<br />
 <br />
 </span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">Kamuya 10 bin kişi alınacak <br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
Kamuya öğretmen ve kariyer meslek memurları dışında kalan kadro ve pozisyonlarda 10 bin 244 kişi alınacak. Alımlar için 6-15 Temmuz 2009 tarihleri arasında tercihte bulunulacak.  <br />
 <br />
 <br />
 <img src="http://i.milliyet.com.tr/GazeteHaberIciResim/2009/06/27/fft16_mf298134.Jpeg" border="0" alt="[Resim: fft16_mf298134.Jpeg]" /><br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
''2009 Yılı Temmuz Ayında KPSS Sonucuna Göre Yapılacak Merkezi Yerleştirme İşlemi Hakkında Duyuru'' Devlet Personel Başkanlığı internet sitesinde yayımlandı.<br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
Duyuruda, üniversiteler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca merkezi yerleştirme yapılmak üzere Devlet Personel Başkanlığına gönderilen (öğretmen ve kariyer meslek memurları dışında kalan) listelerde yer alan toplam 10 bin 244 kadro ve pozisyona 6-15 Temmuz 2009 tarihleri arasında tercihler alınmak suretiyle, ÖSYM Başkanlığının ''www.osym.gov.tr'' adresi üzerinden yerleştirme yapılacağı bildirildi.<br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
Duyuruya göre, bu yılın ikinci merkezi yerleştirmesinin ise kamu kurumlarından taleplerin 30 Eylül 2009 tarihine kadar toplanmasının ardından Kasım ayının ilk haftasında yapılması planlanıyor.<br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
Alımların 2 bin 319'u bakanlıklara, bin 885'i genel müdürlük ve müsteşarlıklara, 514'ü başkanlıklara, 2 bin 989'u üniversitelere, 278'i mahalli idareler ve il özel idarelerine yapılacak.<br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
KİT'ler içerisinde en fazla personel ise 1411 kişiyle PTT'ye alınacak.<br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
Temmuz ayında KPSS'ye göre ilk defa kamu kurum ve kuruluşlarına alınacak personele ilişkin unvan dağılımı şöyle:<br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
''Aktüer 2, ambar memuru 2, anbar memuru 83, antrenör 27, arkeolog 1, aşçı 56, avukat 34, bahçıvan 4, bakteriolog 1, bekçi 2, bilgisayar işletmeni 485, bilgisayar programcısı 3, biolog 67, çocuk gelişimcisi 67, çözümleyici 6, dağıtıcı 12, daktilograf 37, diyetisyen 121, ebe 51, eksper 18, elektrik mühendisi 1, enformasyon memuru 22, fizikçi 3, fizyoterapist 144, gassal 3, gemi adamı 5, harita mühendisi 5, hastabakıcı 10, hayvan bakıcısı 6, hemşire bin 107, hizmetli 99, hukuk müşaviri 3, icra memuru 20, inşaat mühendisi 9, inşaat teknikeri 1, istatistikçi 21, itfaiyeci 15, kaloriferci 43, kaptan 4, kimyager 29, koruma ve güvenlik görevlisi 5, kütüphaneci 40, laborant 23, makina mühendisi 4, manevracı 1, memur 3 bin 98, mimar 31, muayene memuru 265, muhafaza memuru 240, muhasebeci 32,  mutemet 1, mühendis 650, mütercim 24, odyolog 1, orman muhafaza memuru 85, öğretmen 4, programcı 84, psikolog 210, rasatcı 5, ressam 2, sağlık fizikçisi 14, sağlık memuru 106, sağlık teknikeri 130, sağlık teknisyeni 44, santral memuru 10, satınalma memuru 6, sekreter 85, sosyal çalışmacı 127, sosyolog 2, sportif eğitim uzmanı 25, şehir plancısı 5, şoför 98, tahsildar 8, teknik ressam 5, tekniker 204, teknisyen 307, teknisyen yardımcısı 175, tercüman 4, topograf 1, uzman yardımcısı 31, veri hazırlama kontrol işletmeni 72, <span style="color: #FF0000;">veteriner hekim 7,</span> veznedar 12, VHKİ bin 261, yurt yönetim memuru 67, zabıt katibi 4.''<br />
<br />
 <br />
<br />
milliyet<br />
 <br />
 </span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Köpek Irklarının Resimleri]]></title>
			<link>http://www.veterinerhekimiz.com/forum/thread-22312.html</link>
			<pubDate>Wed, 01 Jul 2009 13:39:08 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.veterinerhekimiz.com/forum/thread-22312.html</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://img268.imageshack.us/img268/9725/kopekirklari1.png" border="0" alt="[Resim: kopekirklari1.png&#93;" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://img268.imageshack.us/img268/9725/kopekirklari1.png" border="0" alt="[Resim: kopekirklari1.png]" />]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Asidoz ( Rumen Asidozu)]]></title>
			<link>http://www.veterinerhekimiz.com/forum/thread-22311.html</link>
			<pubDate>Wed, 01 Jul 2009 13:34:04 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.veterinerhekimiz.com/forum/thread-22311.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">Rumen asidozu: Rumende laktik asit üretimini arttıran bakterilerin sayısının ve buna bağlı olarak rumende laktik asit miktarının artması<br />
metabolik asidoz: Kanda H iyonu konsantrasyonunun artması ve karbonat iyonunun azalmasına bağlı olarak pH&#8217;nın düşmesi<br />
<br />
<br />
Sebepler:<br />
&#8226;Rasyonun tipi: Kaba yem miktarının düşük olması,<br />
&#8226;Yemlerin fiziksel formu:Kaba yemlerin partikül büyüklüğünün küçük olması, konsantre yemlerin çok ince öğütülmüş olması, buharla ezme, peletleme<br />
&#8226;Yem tüketim düzeyi: Konsantre yem tüketiminin fazla olması<br />
&#8226;Rasyonun nem içeriğinin fazla olması: Total rasyonun rutubetinin silaj ve fermente yemler nedeniyle %50&#8217;den fazla olması.<br />
&#8226;Doymamış yağların rasyona ilave edilmesi: selüloz sindirilebilirliğini azaltması ve rumen pH&#8217;sını düşürmesi<br />
&#8226;Yemleme metodu: Kaba ve konsantre yemlerin ayrı olarak verilmesi ve konsantre yemin seçilmesi<br />
&#8226;Rasyondaki ani değişiklikler: Yüksek düzeyde kaba yemden yüksek düzeyde konsantre yeme ani geçişler<br />
&#8226;Mikotoksinler: Laktik asit metabolizmasını değiştirmeleri.<br />
Optimum rumen pH&#8217;sı 6.2-6.8 (6-7) arasındadır.<br />
pH 5.5&#8217; da rumen protozoonları ölür, rumen hareketleri yavaşlar. pH 5&#8217;de rumen hareketleri tamamen durur.<br />
Kanın pH&#8217;sı 7.3-7.5 arasındadır.<br />
Metabolik asidozda pH 7.3 ün altına düşer.<br />
<br />
Semptomlar:<br />
&#8226;Klinik belirtiler 12-36 saat sonra ortaya çıkar<br />
&#8226;İnkoordinasyon ve ataksi görülen ilk belirtilerdir<br />
&#8226;Tiamin sentezinin azalması sonucunda bilinçsizce gezinme ve ayakta duramama hali gözlenir<br />
&#8226;Rumendeki şişkinlik nedeniyle abdominal ağrı, diş gıcırdatma ve rumen hareketlerinde azalma vardır<br />
<img src="http://www.michigan.gov/images/corntox1_19796_7.jpg" border="0" alt="[Resim: corntox1_19796_7.jpg&#93;" /><br />
&#8226;Rumen pH&#8217;sı 5&#8217;e düşer.<br />
&#8226;Ayaklarda laminitis şekillenebilir.<br />
<img src="http://www.edicionestecnicasreunidas.com/produccion/aciabr7.jpg" border="0" alt="[Resim: aciabr7.jpg&#93;" /><br />
&#8226;Dışkı katıdır veya diyare şekillenmiştir<br />
&#8226;Dışkıda sindirilmemiş tane yem partikülleri bulunur<br />
&#8226;Yemden yararlanma oranı azalır<br />
&#8226;Rumen, abomasum ve barsaklarda şiddetli derecede yangı şekillenir.<br />
&#8226;Dehidrasyon 24-48 saat içinde ortaya çıkar.<br />
&#8226;Solunum sayısı ve kalp atışları artar, rektal ısı 1-2 C azalır.<br />
&#8226;Şiddetli vakalarda hipokalsemiyi andıracak şekilde hayvan yere uzanır ve 24-48 saat içinde ölüm şekillenebilir.<br />
&#8226; Akut asidozdan 40-60 gün sonra tırnaklarda belirtiler (laminitis) ortaya çıkmaktadır.<br />
<br />
Sağaltım:<br />
1. Kaliteli kaba yem arttırılır.<br />
2. Taze rumen içeriği verilir.<br />
3. Vitamin B/Vitamin C kombinasyonları karaciğerdeki laktik asidin detoksifikasyonuna yardımcı olur.<br />
4. Laktik asit bakterilerine karşı antibiyotikler, elektrolit sıvılar uygulanır.<br />
5. Rumen pH&#8217;sını düzeltmek için MgO, MgOH verilir.<br />
6. Metabolik asidoz için 0.5 g/kg sodyum bikarbonat verilir.<br />
7. İntoksikasyonlara ve laminitise karşı antihistaminik ve kortikosteroid ilaçlar kullanılır.<br />
8. Primer timpani varsa köpük giderici ilaçlar kullanılır.<br />
9. ishal oluşmayan vakalarda sürgüt ilaçlar verilir.<br />
<br />
Korunma:<br />
1. Kaba ve konsantre yem karıştırılarak verilmelidir.<br />
2. Yeterli kaba yem sağlanmalıdır.<br />
3. Asidoz oluşturan yemler aşırı kullanılmamalıdır.<br />
4. Konsantre yeme ani geçişler engellenmelidir.<br />
5. Tampon etkili maddeler (NaHCO3, MgO) ilave edilebilir.<br />
6. Sığırların başıboş kalması önlenmelidir.<br />
7. Yüksek verimli ineklerin kuru dönem ve laktasyonun başlangıcındaki beslemesine özen gösterilmelidir.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">Rumen asidozu: Rumende laktik asit üretimini arttıran bakterilerin sayısının ve buna bağlı olarak rumende laktik asit miktarının artması<br />
metabolik asidoz: Kanda H iyonu konsantrasyonunun artması ve karbonat iyonunun azalmasına bağlı olarak pH&#8217;nın düşmesi<br />
<br />
<br />
Sebepler:<br />
&#8226;Rasyonun tipi: Kaba yem miktarının düşük olması,<br />
&#8226;Yemlerin fiziksel formu:Kaba yemlerin partikül büyüklüğünün küçük olması, konsantre yemlerin çok ince öğütülmüş olması, buharla ezme, peletleme<br />
&#8226;Yem tüketim düzeyi: Konsantre yem tüketiminin fazla olması<br />
&#8226;Rasyonun nem içeriğinin fazla olması: Total rasyonun rutubetinin silaj ve fermente yemler nedeniyle %50&#8217;den fazla olması.<br />
&#8226;Doymamış yağların rasyona ilave edilmesi: selüloz sindirilebilirliğini azaltması ve rumen pH&#8217;sını düşürmesi<br />
&#8226;Yemleme metodu: Kaba ve konsantre yemlerin ayrı olarak verilmesi ve konsantre yemin seçilmesi<br />
&#8226;Rasyondaki ani değişiklikler: Yüksek düzeyde kaba yemden yüksek düzeyde konsantre yeme ani geçişler<br />
&#8226;Mikotoksinler: Laktik asit metabolizmasını değiştirmeleri.<br />
Optimum rumen pH&#8217;sı 6.2-6.8 (6-7) arasındadır.<br />
pH 5.5&#8217; da rumen protozoonları ölür, rumen hareketleri yavaşlar. pH 5&#8217;de rumen hareketleri tamamen durur.<br />
Kanın pH&#8217;sı 7.3-7.5 arasındadır.<br />
Metabolik asidozda pH 7.3 ün altına düşer.<br />
<br />
Semptomlar:<br />
&#8226;Klinik belirtiler 12-36 saat sonra ortaya çıkar<br />
&#8226;İnkoordinasyon ve ataksi görülen ilk belirtilerdir<br />
&#8226;Tiamin sentezinin azalması sonucunda bilinçsizce gezinme ve ayakta duramama hali gözlenir<br />
&#8226;Rumendeki şişkinlik nedeniyle abdominal ağrı, diş gıcırdatma ve rumen hareketlerinde azalma vardır<br />
<img src="http://www.michigan.gov/images/corntox1_19796_7.jpg" border="0" alt="[Resim: corntox1_19796_7.jpg]" /><br />
&#8226;Rumen pH&#8217;sı 5&#8217;e düşer.<br />
&#8226;Ayaklarda laminitis şekillenebilir.<br />
<img src="http://www.edicionestecnicasreunidas.com/produccion/aciabr7.jpg" border="0" alt="[Resim: aciabr7.jpg]" /><br />
&#8226;Dışkı katıdır veya diyare şekillenmiştir<br />
&#8226;Dışkıda sindirilmemiş tane yem partikülleri bulunur<br />
&#8226;Yemden yararlanma oranı azalır<br />
&#8226;Rumen, abomasum ve barsaklarda şiddetli derecede yangı şekillenir.<br />
&#8226;Dehidrasyon 24-48 saat içinde ortaya çıkar.<br />
&#8226;Solunum sayısı ve kalp atışları artar, rektal ısı 1-2 C azalır.<br />
&#8226;Şiddetli vakalarda hipokalsemiyi andıracak şekilde hayvan yere uzanır ve 24-48 saat içinde ölüm şekillenebilir.<br />
&#8226; Akut asidozdan 40-60 gün sonra tırnaklarda belirtiler (laminitis) ortaya çıkmaktadır.<br />
<br />
Sağaltım:<br />
1. Kaliteli kaba yem arttırılır.<br />
2. Taze rumen içeriği verilir.<br />
3. Vitamin B/Vitamin C kombinasyonları karaciğerdeki laktik asidin detoksifikasyonuna yardımcı olur.<br />
4. Laktik asit bakterilerine karşı antibiyotikler, elektrolit sıvılar uygulanır.<br />
5. Rumen pH&#8217;sını düzeltmek için MgO, MgOH verilir.<br />
6. Metabolik asidoz için 0.5 g/kg sodyum bikarbonat verilir.<br />
7. İntoksikasyonlara ve laminitise karşı antihistaminik ve kortikosteroid ilaçlar kullanılır.<br />
8. Primer timpani varsa köpük giderici ilaçlar kullanılır.<br />
9. ishal oluşmayan vakalarda sürgüt ilaçlar verilir.<br />
<br />
Korunma:<br />
1. Kaba ve konsantre yem karıştırılarak verilmelidir.<br />
2. Yeterli kaba yem sağlanmalıdır.<br />
3. Asidoz oluşturan yemler aşırı kullanılmamalıdır.<br />
4. Konsantre yeme ani geçişler engellenmelidir.<br />
5. Tampon etkili maddeler (NaHCO3, MgO) ilave edilebilir.<br />
6. Sığırların başıboş kalması önlenmelidir.<br />
7. Yüksek verimli ineklerin kuru dönem ve laktasyonun başlangıcındaki beslemesine özen gösterilmelidir.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[KOYUN KEÇİ ÇİÇEK AŞISI]]></title>
			<link>http://www.veterinerhekimiz.com/forum/thread-22310.html</link>
			<pubDate>Wed, 01 Jul 2009 11:59:38 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.veterinerhekimiz.com/forum/thread-22310.html</guid>
			<description><![CDATA[KOYUN KEÇİ ÇİÇEK AŞISI<br />
<br />
Canlı Attenüe, Liyofilize.<br />
SP(B)LK 65 koyun çiçeği virus suşu ile kuzu böbrek hücre kültüründen hazırlanmıştır.<br />
Titre : TCID50 log 10 5.2/ml.dır.<br />
Aşılama programı: 3 aylıktan küçük kuzu ve oğlaklara 0,2 ml, 3 aylıktan büyüklere 0,5 ml S.C. olarak uygulanır.<br />
Bağışıklık 21 gün sonra başlar ve en az 8 ay sürer.<br />
Saklama : +40 C de 6 ay. -200C de 1 yıl<br />
Ambalaj : 200 doz/şişe]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[KOYUN KEÇİ ÇİÇEK AŞISI<br />
<br />
Canlı Attenüe, Liyofilize.<br />
SP(B)LK 65 koyun çiçeği virus suşu ile kuzu böbrek hücre kültüründen hazırlanmıştır.<br />
Titre : TCID50 log 10 5.2/ml.dır.<br />
Aşılama programı: 3 aylıktan küçük kuzu ve oğlaklara 0,2 ml, 3 aylıktan büyüklere 0,5 ml S.C. olarak uygulanır.<br />
Bağışıklık 21 gün sonra başlar ve en az 8 ay sürer.<br />
Saklama : +40 C de 6 ay. -200C de 1 yıl<br />
Ambalaj : 200 doz/şişe]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[EKTİMA AŞISI]]></title>
			<link>http://www.veterinerhekimiz.com/forum/thread-22309.html</link>
			<pubDate>Wed, 01 Jul 2009 11:58:58 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.veterinerhekimiz.com/forum/thread-22309.html</guid>
			<description><![CDATA[EKTİMA AŞISI<br />
<br />
Ektima aşısı; dana böbrek hücre kültürlerinde hazırlanan liyofilize,canlı attenüe viral bir aşıdır.<br />
Aşı, kuzu ve oğlakları ektima hastalığına(Contagious pustular dermatitis) karşı korumak amacı ile uygulanır.<br />
Aşılama Programı : Aşı hastalık çıkan yerlerde doğumdan hemen sonra, koruyucu amaçla doğumların tamamlanmasından sonra her yaştaki kuzu ye oğlaklara toplu alarak Regio inguinaleye (arka bacağın iç kısmi) 0.5-1 cm. uzunluğunda 3-4 çizgi halinde çaprazlama olarak iğne ile derinin ilk tabakasını geçecek kadar derin, fakat kanama yapmayacak şekilde skarifikasyon yapılır. Aşı buraya aşı damlalığından 2-3 damla damlatılıp bir kaç saniye bekletilerek uygulanır.<br />
Saklama : Aşı +4 /+8&#8217;C de 6 ay. -20 C de 1 yıl saklanabilir.<br />
Ambalaj : Aşı 200 dozluk şişelerde,40 ml .Özel sulandırma sıvısı ile birlikte ambalajlanmıştır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[EKTİMA AŞISI<br />
<br />
Ektima aşısı; dana böbrek hücre kültürlerinde hazırlanan liyofilize,canlı attenüe viral bir aşıdır.<br />
Aşı, kuzu ve oğlakları ektima hastalığına(Contagious pustular dermatitis) karşı korumak amacı ile uygulanır.<br />
Aşılama Programı : Aşı hastalık çıkan yerlerde doğumdan hemen sonra, koruyucu amaçla doğumların tamamlanmasından sonra her yaştaki kuzu ye oğlaklara toplu alarak Regio inguinaleye (arka bacağın iç kısmi) 0.5-1 cm. uzunluğunda 3-4 çizgi halinde çaprazlama olarak iğne ile derinin ilk tabakasını geçecek kadar derin, fakat kanama yapmayacak şekilde skarifikasyon yapılır. Aşı buraya aşı damlalığından 2-3 damla damlatılıp bir kaç saniye bekletilerek uygulanır.<br />
Saklama : Aşı +4 /+8&#8217;C de 6 ay. -20 C de 1 yıl saklanabilir.<br />
Ambalaj : Aşı 200 dozluk şişelerde,40 ml .Özel sulandırma sıvısı ile birlikte ambalajlanmıştır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[ENTEROTOKSEMİ AŞISI]]></title>
			<link>http://www.veterinerhekimiz.com/forum/thread-22308.html</link>
			<pubDate>Wed, 01 Jul 2009 11:58:25 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.veterinerhekimiz.com/forum/thread-22308.html</guid>
			<description><![CDATA[ENTEROTOKSEMİ AŞISI<br />
<br />
Bivalan,Alun de potaslı, Ana kültür.<br />
Cl. welchii tip C ve tip D aşı suşları ile hazırlanmıştır.<br />
Aşılama Programı :<br />
Koyun/Keçi<br />
Kuzu/Oğlak<br />
<br />
1.Aşı<br />
2 ml.<br />
1 ml.<br />
<br />
2.Aşı (21 gün sonra)<br />
1 ml.<br />
1 ml.<br />
<br />
3.Aşı (6 ay sonra)<br />
2 ml.<br />
2 ml.<br />
<br />
S.C. uygulanır.<br />
Aşı 6 ay bağışıklık verir. 6 ay sonra 2 ml&#8217;lik tek doz aşı bağışıklığın 1 yıl daha devam etmesini sağlar.<br />
Saklama :+4oC&#8217;de 6 ay.<br />
Ambalaj :200 ml/şişe.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ENTEROTOKSEMİ AŞISI<br />
<br />
Bivalan,Alun de potaslı, Ana kültür.<br />
Cl. welchii tip C ve tip D aşı suşları ile hazırlanmıştır.<br />
Aşılama Programı :<br />
Koyun/Keçi<br />
Kuzu/Oğlak<br />
<br />
1.Aşı<br />
2 ml.<br />
1 ml.<br />
<br />
2.Aşı (21 gün sonra)<br />
1 ml.<br />
1 ml.<br />
<br />
3.Aşı (6 ay sonra)<br />
2 ml.<br />
2 ml.<br />
<br />
S.C. uygulanır.<br />
Aşı 6 ay bağışıklık verir. 6 ay sonra 2 ml&#8217;lik tek doz aşı bağışıklığın 1 yıl daha devam etmesini sağlar.<br />
Saklama :+4oC&#8217;de 6 ay.<br />
Ambalaj :200 ml/şişe.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[BOTULİSMUS AŞISI]]></title>
			<link>http://www.veterinerhekimiz.com/forum/thread-22307.html</link>
			<pubDate>Wed, 01 Jul 2009 11:57:22 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.veterinerhekimiz.com/forum/thread-22307.html</guid>
			<description><![CDATA[BOTULİSMUS AŞISI<br />
<br />
Bivalan, Alun de potaslı, ana kültür.<br />
Cl.botulinum tip C ve D suşları ile hazırlanmıştır.<br />
Aşılama Programı :<br />
<br />
Sığır<br />
<br />
1.Aşı<br />
<br />
10 ml.<br />
<br />
2.Aşı (14 gün sonra)<br />
<br />
10 ml.<br />
<br />
Omuz gerisine deri altı uygulanır.<br />
Bir yıl süre ile bağışıklık verir.<br />
Gebe hayvana da uygulanır.<br />
Saklama :+4oC&#8217;de 18 ay<br />
Ambalaj :200 ml/şişe.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[BOTULİSMUS AŞISI<br />
<br />
Bivalan, Alun de potaslı, ana kültür.<br />
Cl.botulinum tip C ve D suşları ile hazırlanmıştır.<br />
Aşılama Programı :<br />
<br />
Sığır<br />
<br />
1.Aşı<br />
<br />
10 ml.<br />
<br />
2.Aşı (14 gün sonra)<br />
<br />
10 ml.<br />
<br />
Omuz gerisine deri altı uygulanır.<br />
Bir yıl süre ile bağışıklık verir.<br />
Gebe hayvana da uygulanır.<br />
Saklama :+4oC&#8217;de 18 ay<br />
Ambalaj :200 ml/şişe.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[BASİLLER İKTERHEMOGLOBİNURİ AŞISI]]></title>
			<link>http://www.veterinerhekimiz.com/forum/thread-22306.html</link>
			<pubDate>Wed, 01 Jul 2009 11:56:24 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.veterinerhekimiz.com/forum/thread-22306.html</guid>
			<description><![CDATA[BASİLLER İKTERHEMOGLOBİNURİ AŞISI<br />
<br />
Monovalan , Alun de potaslı, anakültür.<br />
Cl.haemolyticum suşu ile hazırlanmıştır.<br />
Aşılama Programı :<br />
                      Sığır<br />
                      Koyun/Keçi<br />
<br />
1.Aşı<br />
<br />
10 ml.<br />
5 ml.<br />
<br />
2.Aşı (10 gün sonra)<br />
<br />
10 ml.<br />
5 ml.<br />
<br />
Omuz gerisine deri altı uygulanır.<br />
Bir yıl süre ile bağışıklık verir.<br />
Gebe hayvana da uygulanır.<br />
Saklama : +4oC&#8217;de 1 yıl.<br />
Ambalaj :200 ml/şişe.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[BASİLLER İKTERHEMOGLOBİNURİ AŞISI<br />
<br />
Monovalan , Alun de potaslı, anakültür.<br />
Cl.haemolyticum suşu ile hazırlanmıştır.<br />
Aşılama Programı :<br />
                      Sığır<br />
                      Koyun/Keçi<br />
<br />
1.Aşı<br />
<br />
10 ml.<br />
5 ml.<br />
<br />
2.Aşı (10 gün sonra)<br />
<br />
10 ml.<br />
5 ml.<br />
<br />
Omuz gerisine deri altı uygulanır.<br />
Bir yıl süre ile bağışıklık verir.<br />
Gebe hayvana da uygulanır.<br />
Saklama : +4oC&#8217;de 1 yıl.<br />
Ambalaj :200 ml/şişe.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[ENFEKSİYÖZ NEKROTİK HEPASTİTİS AŞISI]]></title>
			<link>http://www.veterinerhekimiz.com/forum/thread-22305.html</link>
			<pubDate>Wed, 01 Jul 2009 11:54:15 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.veterinerhekimiz.com/forum/thread-22305.html</guid>
			<description><![CDATA[ENFEKSİYÖZ NEKROTİK HEPASTİTİS AŞISI<br />
<br />
Monovalan, Alun de potaslı, Anakültür.<br />
Cl.oedematiens tip A aşı suşu ile hazırlanmıştır.<br />
Uygulama Programı:<br />
<br />
                       Koyun/Keçi<br />
                       Kuzu/Oğlak<br />
<br />
1. Aşı                  <br />
                           2 ml.<br />
                          1 ml.<br />
<br />
2. Aşı (21 gün sonra)<br />
<br />
                             2 ml.<br />
                             1 ml.<br />
<br />
3.Aşı (1 yıl sonra)<br />
<br />
                           2 ml.<br />
                           2 ml.<br />
<br />
S.C. uygulanır.<br />
Aşı 1 yıl bağışıklık verir.<br />
Doğumuna 6 hafta ve daha az kalmış koyunlara uygulanmamalıdır.<br />
Saklama : +4oC&#8217;de 1 yıl.<br />
Ambalaj :200 ml/şişe.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ENFEKSİYÖZ NEKROTİK HEPASTİTİS AŞISI<br />
<br />
Monovalan, Alun de potaslı, Anakültür.<br />
Cl.oedematiens tip A aşı suşu ile hazırlanmıştır.<br />
Uygulama Programı:<br />
<br />
                       Koyun/Keçi<br />
                       Kuzu/Oğlak<br />
<br />
1. Aşı                  <br />
                           2 ml.<br />
                          1 ml.<br />
<br />
2. Aşı (21 gün sonra)<br />
<br />
                             2 ml.<br />
                             1 ml.<br />
<br />
3.Aşı (1 yıl sonra)<br />
<br />
                           2 ml.<br />
                           2 ml.<br />
<br />
S.C. uygulanır.<br />
Aşı 1 yıl bağışıklık verir.<br />
Doğumuna 6 hafta ve daha az kalmış koyunlara uygulanmamalıdır.<br />
Saklama : +4oC&#8217;de 1 yıl.<br />
Ambalaj :200 ml/şişe.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[CLOSTRİDİAL KONJUGEYTLER]]></title>
			<link>http://www.veterinerhekimiz.com/forum/thread-22304.html</link>
			<pubDate>Wed, 01 Jul 2009 11:50:39 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.veterinerhekimiz.com/forum/thread-22304.html</guid>
			<description><![CDATA[CLOSTRİDİAL KONJUGEYTLER<br />
<br />
Clostridium oedematiens , Clostridium septicum ve Clostridium chauvoei&#8217;ye karşı keçi veya tavşanlarda hazırlanan ve fluorescein isothiocyanate ile işaretlenen pürifiye antikorlardır.<br />
Saklama :+4oC&#8217;de karanlıkta ve dondurulmadan saklanmalıdır.<br />
Ambalaj :2 ml. konjugeyt 5ml&#8217;lik şişelerde ambalajlanmıştır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[CLOSTRİDİAL KONJUGEYTLER<br />
<br />
Clostridium oedematiens , Clostridium septicum ve Clostridium chauvoei&#8217;ye karşı keçi veya tavşanlarda hazırlanan ve fluorescein isothiocyanate ile işaretlenen pürifiye antikorlardır.<br />
Saklama :+4oC&#8217;de karanlıkta ve dondurulmadan saklanmalıdır.<br />
Ambalaj :2 ml. konjugeyt 5ml&#8217;lik şişelerde ambalajlanmıştır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[COLSTRİDİAL STANDART TOKSİNLER]]></title>
			<link>http://www.veterinerhekimiz.com/forum/thread-22303.html</link>
			<pubDate>Wed, 01 Jul 2009 11:48:30 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.veterinerhekimiz.com/forum/thread-22303.html</guid>
			<description><![CDATA[COLSTRİDİAL STANDART TOKSİNLER<br />
<br />
Clostridium welchii alfa, beta,epsilon;Clostridium oedenatiens alfa, beta;Clostridium septicum toksinlerinin konsantrasyonu ve standardizasyonu ile elde edilen biyolojik maddelerdir.<br />
Saklama :+4oC karanlıkta ve dondurulmadan saklanmalıdır.<br />
Ambalaj :2 ml. Clostridial toksin 5 ml&#8217;lik şişelerde ambalajlanmıştır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[COLSTRİDİAL STANDART TOKSİNLER<br />
<br />
Clostridium welchii alfa, beta,epsilon;Clostridium oedenatiens alfa, beta;Clostridium septicum toksinlerinin konsantrasyonu ve standardizasyonu ile elde edilen biyolojik maddelerdir.<br />
Saklama :+4oC karanlıkta ve dondurulmadan saklanmalıdır.<br />
Ambalaj :2 ml. Clostridial toksin 5 ml&#8217;lik şişelerde ambalajlanmıştır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[BUZAĞI SEPTİSEMİ SERUMU]]></title>
			<link>http://www.veterinerhekimiz.com/forum/thread-22302.html</link>
			<pubDate>Wed, 01 Jul 2009 11:48:03 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.veterinerhekimiz.com/forum/thread-22302.html</guid>
			<description><![CDATA[BUZAĞI SEPTİSEMİ SERUMU<br />
<br />
Escherichia coli&#8217;ye karşı hazırlanmış hiperimmun bir serumdur.<br />
Kullanılan Programı: Serum koruyucu amaçla buzağılara doğumlarından hemen sonra 15 ml, sağıtım amacıyla ise 30-40 ml S.C. olarak yapılır. Yalnız buzağılara uygulanır. Koruma süresi 15 gündür.<br />
Saklama :+4oC&#8217;de 2 yıl.<br />
Ambalaj :1 doz (15 ml) şişe<br />
6 doz (90 ml) şişe]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[BUZAĞI SEPTİSEMİ SERUMU<br />
<br />
Escherichia coli&#8217;ye karşı hazırlanmış hiperimmun bir serumdur.<br />
Kullanılan Programı: Serum koruyucu amaçla buzağılara doğumlarından hemen sonra 15 ml, sağıtım amacıyla ise 30-40 ml S.C. olarak yapılır. Yalnız buzağılara uygulanır. Koruma süresi 15 gündür.<br />
Saklama :+4oC&#8217;de 2 yıl.<br />
Ambalaj :1 doz (15 ml) şişe<br />
6 doz (90 ml) şişe]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[ESCHERICHIA COLI AŞISI]]></title>
			<link>http://www.veterinerhekimiz.com/forum/thread-22301.html</link>
			<pubDate>Wed, 01 Jul 2009 11:47:32 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.veterinerhekimiz.com/forum/thread-22301.html</guid>
			<description><![CDATA[ESCHERICHIA COLI AŞISI<br />
<br />
Escherichia coli EC(0101 :H-:K99+,F41+) ve 11A (0?:H:K99+:,F(Y)+) suşlarından hazırlanan inaktif bir aşıdır.<br />
Aşı Programı :Gebe ineklara doğumlarına1,5-2 ay kala birer hafta ara ile 5 ml, 7,5 ml ve 10 ml olarak deri altı yolla 3 defa uygulanır. Buzağılara aşı uygulanmaz.<br />
Saklama :+4oC&#8217;de 6 ay.<br />
Ambalaj : 1 doz (22.5 ml) şişe<br />
9 doz (202.5 ml) şişe]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ESCHERICHIA COLI AŞISI<br />
<br />
Escherichia coli EC(0101 :H-:K99+,F41+) ve 11A (0?:H:K99+:,F(Y)+) suşlarından hazırlanan inaktif bir aşıdır.<br />
Aşı Programı :Gebe ineklara doğumlarına1,5-2 ay kala birer hafta ara ile 5 ml, 7,5 ml ve 10 ml olarak deri altı yolla 3 defa uygulanır. Buzağılara aşı uygulanmaz.<br />
Saklama :+4oC&#8217;de 6 ay.<br />
Ambalaj : 1 doz (22.5 ml) şişe<br />
9 doz (202.5 ml) şişe]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[SALMONELLA ABORTUS OVİS AŞISI]]></title>
			<link>http://www.veterinerhekimiz.com/forum/thread-22300.html</link>
			<pubDate>Wed, 01 Jul 2009 11:46:58 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.veterinerhekimiz.com/forum/thread-22300.html</guid>
			<description><![CDATA[SALMONELLA ABORTUS OVİS AŞISI<br />
<br />
Salmonella abortus ovis suşu (4,12<img src="http://www.veterinerhekimiz.com/forum/images/smilies/j_copyright05.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="Copyright" title="Copyright" />1,6) ile hazırlanan inaktif bir aşıdır.<br />
Aşı Programı :Aşı gebe koyunlara doğumlarına 2 ay kala koruyucu olarak yapılır. Sağlıklı koyunlara 5 ml veya 10 gün arayla birinci defa 3 ml, ikinci defa 4 ml olmak üzere toplam 7 ml S.C. olarak uygulanır.<br />
Saklama :+4oC&#8217;de 6 ay.<br />
Ambalaj :40 doz (200 ml şişe.)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[SALMONELLA ABORTUS OVİS AŞISI<br />
<br />
Salmonella abortus ovis suşu (4,12<img src="http://www.veterinerhekimiz.com/forum/images/smilies/j_copyright05.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="Copyright" title="Copyright" />1,6) ile hazırlanan inaktif bir aşıdır.<br />
Aşı Programı :Aşı gebe koyunlara doğumlarına 2 ay kala koruyucu olarak yapılır. Sağlıklı koyunlara 5 ml veya 10 gün arayla birinci defa 3 ml, ikinci defa 4 ml olmak üzere toplam 7 ml S.C. olarak uygulanır.<br />
Saklama :+4oC&#8217;de 6 ay.<br />
Ambalaj :40 doz (200 ml şişe.)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[BRUSELLA ANTİSERUMLARI]]></title>
			<link>http://www.veterinerhekimiz.com/forum/thread-22299.html</link>
			<pubDate>Wed, 01 Jul 2009 11:45:34 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.veterinerhekimiz.com/forum/thread-22299.html</guid>
			<description><![CDATA[BRUSELLA ANTİSERUMLARI<br />
1) Brusella Monospesifik A Antiserumu<br />
2) Brusella Monospesifik M Antiserumu<br />
3)Brusella Poli (A+M) Antiserumu<br />
Izole edilen Brusella suşlarının tanımında ve biyotiplendirilmesinde kullanılmak üzere hazırlanan antiserumlar 1 ml mikatında ve liyofilize edilmiş olarak bulunur. Kullnılmadan önce 1 ml steril %0,5&#8217;lik fenollü tuzlu su ile sulandırılır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[BRUSELLA ANTİSERUMLARI<br />
1) Brusella Monospesifik A Antiserumu<br />
2) Brusella Monospesifik M Antiserumu<br />
3)Brusella Poli (A+M) Antiserumu<br />
Izole edilen Brusella suşlarının tanımında ve biyotiplendirilmesinde kullanılmak üzere hazırlanan antiserumlar 1 ml mikatında ve liyofilize edilmiş olarak bulunur. Kullnılmadan önce 1 ml steril %0,5&#8217;lik fenollü tuzlu su ile sulandırılır.]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>