| Hoşgeldin, Misafir |
Mesaj atabilmek için forumumuza kayıt olmalısınız.
|
| Forum İstatistikleri |
» Üye Sayısı: 68,913
» En Son Üyemiz: ilkan
» Konu Sayısı: 21,958
» Mesaj Sayısı: 87,202
Tam İstatistik
|
|
|
| Gazi Üni. Veteriner Fakültesi açıyor. |
|
Gönderen: ImraHor - 21-02-2010 02:45:39 AM
- Cevaplar (6)
|
|
Çubuk'ta Veteriner Fakültesi Kurulacak
Gazi Üniversitesi Rektörü Rıza Ayhan, Üniversite Senatosu'nun verdiği Ankara'nın Çubuk ilçesinde veteriner fakültesi kurulması kararının YÖK'e sunulduğunu kaydetti.
Gazi Üniversitesi'nin Çubuk Yerleşkesi'nde Başbakanlık Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürü Hasan Albayrak, Çubuk Kaymakamı Meftun Dallı, Çubuk Belediye Başkanı Lokman Özden ve beraberlerindeki teknik ekip ile birlikte incelemelerde bulunan Gazi Üniversitesi Rektörü Rıza Ayhan, Üniversite Senatosu'ndan Çubuk'ta veteriner fakültesi kurulması için karar çıktığını ve bu kararın YÖK'e sunulduğunu söyledi. İlçede kurulacak fakültelerin planlarının hazırlandığını ifade eden Ayhan, merkez
kampüs olarak belirlenen 400 dönümlük alan için çizilen fakülte binasının maketini tanıttı. Fakültenin temelinin ne zaman atılacağı ile ilgili açıklama yapan Ayhan, "İlçede kurulacak 500 kişilik yurt ile birlikte inşallah biz de fakültenin temelini atarız'' yanıtını verirken, projenin Avrupa standartlarında modern bir fakülte kurulması için hazırlandığını kaydetti.
Projenin çok mükemmel olduğunu ifade eden Çubuk Kaymakamı Meftun Dallı, Gazi Üniversitesi'nin Çubuk Yerleşkesi'nde kurulması düşünülen fakülteler için maddi durumu iyi olan ya da teknik konularda yardımcı olabilecek tüm Çubukluların ilçede kurulacak fakülteler için destek olması gerektiğini söyledi.
YURTKUR Genel Müdürü Sayın Hasan Albayrak'ın Çubuk için iki önemli müjde verdiğini vurgulayan Dallı, ''Hakikaten bugün çok önemli iki müjde aldık. İlçemizde ilk olarak 300 yataklı bir yurt açılacak olup, ikinci olarak da 500 yataklı bir yurt yapılacaktır. İlçemizde üniversite kurulması için önemli bir adım olan yurtların hizmete girmesi Çubuk'un çehresini değiştirecektir. Bu önemli müjdelerin ardından ben buradan maddi imkanı olan Çubuklulara sesleniyorum. Sizler de üniversite için taş üstüne taş koyun,
buraya herkesin bir katkısı olsun'' şeklinde konuştu.
AK Parti iktidarının Çubuk'ta çok önemli yatırımlara imza attığının altını çizen Çubuk Belediye Başkanı Lokman Özden, ilçede gençlerimizin barınması konusunda çok büyük ihtiyaç olan yurtların açılmasının da bu yatırımlardan biri olduğunu kaydetti. İlçede fakülte ve üniversite kurulması için başta AK Parti Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Salih Kapusuz ve AK Parti Ankara milletvekillerinin çok önemli desteklerinin olduğunun altını çizen Başkan Özden,''İlçemizde gençlerin barınma sorunu
had safhada idi. İlçemiz için burada okuyan öğrencilerin ekonomik katkıları yoktu. Sadece ulaşım konusunda çalışan esnafımıza bir katkısı vardı. Her gün çocuklarımızın Ankara-Çubuk arasında geliş gidişleri onların performansını düşüren olumsuz etkenlerdi. Burada verilen müjdelerle bunlar ortadan kalkacaktır. AK parti iktidarı ilçemizde ihmal edilen, fark edilmeyen yatırımları bir bir hizmete geçiriyor. Gazi Üniversitesi Senatosu'ndan ilçemizde veteriner fakültesi açılması kararı çıktıktan sonra, konuyu
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı'mız Sayın Melih Gökçek Bey ile paylaştım. Kendisi de yanımızda YÖK Başkanını arayarak Çubuk'ta kurulacak fakülte için her türlü desteği vereceklerini ve gerekirse fakülte binasını kendilerinin yapacaklarını söyledi'' dedi.
|
|
|
| Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu Tasarısı, TBMM Başkanlığı'na |
|
Gönderen: Mehmet AKIN - 16-02-2010 00:59:48 AM
- Cevap Yok
|
|
Veteriner Kanunu! TBMM'de
Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu Tasarısı, TBMM Başkanlığı'na sunuldu.
1-VETERİNER HİZMETLERİ, BİTKİ SAĞLIĞI, GIDA VE YEM KANUNU TASARISI (TBMM ye gönderilen hali)
2"VETERİNER HİZMETLERİ, BİTKİ SAĞLIĞI, GIDA VE YEM KANUNU TASARISI" (Kamuoyuna Sunulan Hali)
Tasarıyla, Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu, Zirai Mücadele ve Zirai Karantina Kanunu, Yem Kanunu, Hayvan Islahı Kanunu ile İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanunu, Hayvanları Koruma Kanunu, Veteriner Hekimliği Mesleğinin İcrasına, Türk Veteriner Hekimler Birliği ile Odalarının Teşekkül Tarzına ve Göreceği İşlere Dair Kanunun da bazı maddeleri yürürlükten kaldırılıyor.
Tasarı, gıda, gıda ile temas eden madde ve malzeme ile yemlerin üretim, işleme ve dağıtımının tüm aşamalarını, bitki koruma ürünü ve veteriner tıbbi ürün kalıntıları ile diğer kalıntılar ve bulaşanların kontrollerini, salgın veya bulaşıcı hayvan hastalıkları, bitki ve bitkisel ürünlerdeki zararlı organizmalar ile mücadeleyi, çiftlik ve deney hayvanları ile ev ve süs hayvanlarının refahını, zootekni konularını, veteriner sağlık ve bitki koruma ürünlerini, veteriner ve bitki sağlığı hizmetlerini, canlı hayvan ve ürünlerin ülkeye giriş ve çıkış işlemlerini ve bu konulara ilişkin resmi kontrolleri ve yaptırımlarını kapsıyor.
Kişisel tüketim amaçlı birincil üretim ile kişisel tüketim amacıyla hazırlanan gıdalar, bu tasarı kapsamı dışında tutuluyor.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, ihbarı mecburi bir hastalığın varlığı veya şüphesi ya da yeni bir salgın durumunda, inceleme yapmak, teşhis etmek, gerekli kontrol ve koruma tedbirlerini almakla yükümlü tutulacak. Bakanlık, hayvan hastalıkları bildirim sistemini kuracak ve sistemin işletilmesini sağlayacak.
Bazı hayvan türleri için özel izole bölgeler oluşturabilecek, bu bölgelerde bazı hayvanların yetiştirilmesi yasaklanabilecek.
Hayvan sahipleri ya da hayvan sahibi adına bakıcısı, hayvanların ve işletmelerin kayıtlarını yaptırmak, işletmelerine giren veya işletmelerinden çıkan, yeni doğan, telef olan veya kesilen hayvanları Bakanlığa bildirmek ve bunlara ilişkin kayıtları muhafaza etmekle yükümlü olacak.
Hayvancılık işletmelerinden doğrudan yapılan satışlar hariç hayvanların alım ve satımları, ruhsatlı hayvan pazarı, borsalar ve Bakanlıktan izinli hayvan panayırlarında, ev ve süs hayvanlarının alım ve satımları, ruhsatlı ev ve süs hayvanı satış yerlerinde yapılacak.
Hayvanlara ötanazi yapılamayacak
Hayvan sahipleri veya bakımından sorumlu kişiler, hayvan refahının sağlanması amacıyla, hayvanların barınma, bakım, beslenme, sağlık ve diğer ihtiyaçlarını karşılamak, sorumluluklarındaki hayvanların insan, hayvan ve çevre sağlığı üzerinde oluşturabilecekleri olumsuz etkilere karşı gerekli önlemleri alacak.
Hayvanların kesimi ve hastalık kontrolü amacıyla itlafı, hayvanlarda heyecan, acı ve ıstırap oluşturmadan, uygun araçlarla yapılacak.
Hayvanlara ötanazi yapılmayacak. Ancak, hayvanlara acı ve ıstırap çektiren veya iyileşme durumu bulunmayan hastalık durumlarında, akut bulaşıcı bir hastalığın önlenmesi ya da eradikasyonu amacıyla veya insan sağlığı için risk oluşturan durumlarda, davranışları insan ve hayvanların hayatı ve sağlığı için tehlike teşkil eden ve olumsuz davranışları kontrol edilemeyen durumlarda, veteriner hekim tarafından ötenazi yapılmasına karar verilebilecek. Ötenazi işlemi veteriner hekim tarafından veya veteriner hekim gözetiminde yapılacak.
Hayvanların barınma, nakil, kesim öncesi ve kesimi sırasındaki hayvan refahı esasları Bakanlıkça belirlenecek.
Bakanlık, yarışlarda bahis kabul edecek
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, hayvan ıslahı, hayvan gen kaynaklarının korunması, geliştirilmesi, damızlık amaçlı hayvanların yetiştirilmesi, kayıt altına alınması, ön soy kütüğü ve soy kütüklerinin oluşturulması ve belgelendirilmesi gibi zootekni konularında düzenleme yapmaya, hayvan yarışları düzenlemeye, yurt içinde ve yurt dışında düzenlenen hayvan yarışları üzerine yurt içinden ve yurt dışından müşterek bahis kabul etmeye yetkili olacak.
Hayvanların üremesinde kullanılan sperma, ovum, embriyo, damızlık yumurta, ipek böceği tohumu, larva ve oğul gibi ürünleri üretenler, depolayanlar ve dağıtanlar Bakanlıktan izin alacak.
Bakanlık, hayvan gen kaynaklarının korunmasına yönelik tedbirleri alacak, uygulayacak veya uygulatacak.
Gerçek veya tüzel kişiler, hayvan gen kaynaklarının korunması, ıslahı, geliştirilmesi ve yaygınlaştırılmasına yönelik özel hukuk hükümlerine tabi birlikler şeklinde organizasyonlar kurabilecek. Bu organizasyonlar, kooperatiflerle aynı koşullardan yararlanacak.
Damızlık, yarış ve gösteri amaçlı hayvanların belgelendirilmesi zorunlu tutulacak. Yarış ve gösteri belgesi bulunmayan hayvanlar yarışlara katılamayacak ve gösteri amaçlı kullanılamayacak.
Soy kütüğüne kayıt edilip damızlık belgesi ya da diğer bilgileri içeren pedigrisi belgesi verilen atların, lüzum görüldüğünde Bakanlıkça görevlendirilen uzman heyetçe kan grubu veya DNA testleri ile ana-baba doğrulaması ve morfolojik yönden muayeneleri yapılabilecek. Test ve muayeneler neticesinde, safkan olmadıkları tespit edilenlerin ve yavrularının soy kütüğü kayıtları iptal edilecek.
Veteriner hizmetleri
Faaliyet gösteren muayenehane, klinik, poliklinik, hayvan hastanesi, ev ve süs hayvanı satış yerleri, hayvan eğitim ve barınma yerleri, otel hizmeti veren hayvan bakımevleri, hayvan pazar ve borsaları, damızlık kümes ve kuluçkahaneler, hayvan hastalıkları teşhis, analiz ve üretim laboratuvarları ile deney hayvanı üretici ve tedarikçileri Bakanlıktan onay almak ve istenen kayıtları tutmakla yükümlü olacaklar.
Muayenehane, klinik ve polikliniklerin açılması için yalnızca veteriner hekimlere onay verilecek.
Veteriner sağlık ürünlerinin onayını, kimyager, kimya mühendisi, eczacı veya veteriner hekim olan gerçek kişiler veya bu kişilerden birini istihdam eden tüzel kişiler alabilecek. Bunlardan, veteriner biyolojik ürünlerin onayını, sadece veteriner hekimler ve veteriner hekim istihdam eden tüzel kişiler yapabilecek.
Veteriner sağlık ürünleri, veteriner hekimler, eczacılar, kimya mühendisleri veya kimyagerlerin sorumluluğunda üretilecek. Bu ürünlerin kalite kontrolü, Bakanlık tarafından uygun görülen laboratuvarlarda yapılacak. Veteriner biyolojik ürünlerin üretim ve kalite kontrolleri ile veteriner sağlık ürünlerinin etkinlik ve güvenlik değerlendirme çalışmaları veteriner hekimler tarafından yapılacak.
Yurtdışından bağışlanan veya araştırma, test ve onay işlemlerinde kullanılacak veteriner sağlık ürünleri ve ham maddelerinin yurda girişine ilişkin şartlar Bakanlıkça belirlenecek. Bu ürünler hiç bir şekilde ticarete konu olamayacak.
Veteriner biyolojik ürünler dışındaki veteriner tıbbi ürünlerinin toptan satışı, ecza depoları veya veteriner ecza depoları kanalıyla, perakende satışları ise eczaneler, veteriner muayenehane, klinik, poliklinik ve hayvan hastaneleri kanalıyla yapılacak. Ancak, Bakanlıkça izin verilmiş süs kuşları ile akvaryum ve egzotik süs hayvanlarını satan iş yerlerinde, veteriner biyolojik ürünler dışındaki sadece bu hayvanlara mahsus olan veteriner tıbbi ürünler satılabilecek.
Bakanlık, fiyata müdahale edebilecek
Psikotropik ve narkotik veteriner tıbbi ürünleri, bu Kanun hükümlerine ilave olarak uyuşturucularla ilgili özel kanunlara da tabi tutulacak. Bu ürünler sadece klinisyen veteriner hekimlere, veteriner fakültelerinin ilgili birimlerine satılabilecek, sadece veteriner hekimler tarafından uygulanacak ve Bakanlığın izni olmadıkça satılamayacak.
Veteriner sağlık ürünlerinin ambalajında satış fiyatının belirtilmesi zorunlu olacak, Bakanlık, satış fiyatlarına müdahale edebilecek.
Veteriner hekim, uygulayacağı veya tavsiye edeceği, reçeteye tabi veteriner tıbbi ürünler ve terkipler için, reçete düzenlemek, belirlenen kayıtları tutmak ve talep edildiğinde Bakanlığa sunmak zorunda olacak.
Veteriner tıbbi ürünler, kullanıma arz edilen haliyle, etiket ve prospektüs bilgilerine göre uygulanacak. Buna aykırı uygulamalarda sorumluluk, uygulayana ve uygulanmasına izin verene ait olacak.
Veteriner biyolojik ürünleri, veteriner hekim veya yardımcı sağlık personeli tarafından uygulanacak, hayvan sahipleri Bakanlıkça belirlenen uygulama ücretini ödeyecek.
Kayıt ve bitki pasaportu
Bitki ve bitkisel ürünlerde zarar yapan organizmaların yurt içine girişi veya yurt içinde yayılmasını engellemek için, Tarım ve Köyişleri bakanlığı tarafından bazı esaslar uygulanacak. Buna göre, Bakanlık, bitki ve bitkisel ürünler ile zararlı organizma taşıma ihtimali bulunan diğer maddeler ile ilgili inceleme, teşhis, gerekli kontrol ve koruma tedbirlerini alacak. Bakanlık, herhangi bir bölgede zararlı organizma şüphesi veya zararlı organizmanın salgın halinde ortaya çıkması durumunda, zararlı organizmaların yayılmasının önlenmesi için, ekim-dikimin yasaklanması veya sınırlanması, bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin naklinin ve satışının yasaklanması ile imhası dahil her türlü tedbiri almaya, uygulamaya veya uygulatmaya yetkili olacak.
Bakanlık, zararlı organizmalarla ilgili olarak ulusal ve bölgesel düzeyde yıllık kontrol ve mücadele programı ile acil eylem planı hazırlanması ve uygulanmasını sağlayacak. Karantinaya tabi zararlı organizmalar listesi Bakanlıkça belirlenecek.
Devlet ormanlarında bulunan zararlı organizmalarla yapılacak mücadele hizmetleri, Bakanlıkça belirlenen esaslara göre, Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından yapılacak.
Ambalaj malzemesi olarak kullanılacak ahşap ambalaj malzemelerinden onay alınması gerekenler, Bakanlıkça belirlenecek. Belirlenen ahşap ambalaj malzemelerini üretecekler, Bakanlıktan onay alacaklar.
Ticari olarak fidan, fide, çelik, tohum, yumru, soğan gibi üretimde kullanılacak her türlü bitki yetiştiriciliği yapanlar, Bakanlıktan onay almak ve yetiştirme süresince Bakanlıkça belirlenen esaslara uymak zorunda olacaklar.
TBMM Başkanlığı'na sunulan Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu Tasarısı, gıda ve yem güvenirliği, gıda kodeksi, etiketleme, reklam ve tüketici haklarına ilişkin düzenlemeler de içeriyor.
Tasarıyla belirlenen gıda güvenilirliği şartlarına göre, güvenilir olmayan gıda, gıda ile temas eden madde ve malzeme piyasaya arz edilemeyecek. İnsan sağlığı için tehlike oluşturan ve tüketime uygun olmayan gıda, güvenilir olmayan gıda kabul edilecek.
Gıdanın insan sağlığına zararlı olup olmadığının belirlenmesinde; tüketenin sağlığı üzerinde ani, kısa veya uzun vadede oluşturabileceği muhtemel etkileri yanında, gelecek nesiller üzerindeki etkileri, birikerek artan muhtemel toksik etkileri ve belirli tüketici gruplarının özel sağlık hassasiyetleri de dikkate alınacak. Herhangi bir gıdanın insan tüketimi için uygun olmadığının belirlenmesinde, gıdanın yabancı madde karışması da dahil olmak üzere her tür bulaşıklığı veya çürüme, bozulma veya kokuşma nedeniyle kullanım amacına uygun olmaması dikkate alınacak.
Gıda, Bakanlıkça belirlenen şartlara uygun olsa bile, gıdanın güvenilir olmadığına dair şüphe oluşması durumunda, Bakanlık söz konusu gıdanın piyasaya arzını kısıtlayabilecek veya piyasaya arz edilen gıdayı toplatabilecek. Ayrıca bakanlık, insan sağlığını göz önünde bulundurarak bazı madde ve ürünlerin, gıda olarak veya gıda üretiminde kullanılmalarını kısıtlayabilecek ya da yasaklayabilecek.
Gıda veya yem üreten işletmeler, işin nevine göre, konuyla ilgili ziraat mühendisi, gıda mühendisi, veteriner hekimi, su ürünleri mühendisi gibi lisans eğitimi almış en az bir personel çalıştıracak. Bilimsel gelişmeler ve günün koşullarına göre, Bakanlık tarafından işletme listesinde değişiklik yapılabilecek.
Ulusal gıda kodeks komisyonu kurulacak
Gıda kodeksinin hazırlanmasında ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapması öngörülen Bakanlık, bu amaçla komisyonlar da kurabilecek, uluslararası Kodeks Alimentarius Komisyonunun temas noktası olacak ve konu ile ilgili çalışmaları yürütecek, gıda güvenilirliği ile ilgili her türlü araştırma ve projeleri yapacak veya hizmet satın alma yoluyla yaptırabilecek.
Gıda ile ilgili özel mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla, gıdanın ve yemin şekli, görünümü, ambalajı, kullanılan ambalaj malzemesi, tasarlanma ve sergilenme şekli, her tür yazılı veya görsel basın aracılığı ile sunulan bilgi dahil, etiketlenmesi, tanıtımı, reklamı ve sunumu tüketiciyi yanıltıcı şekilde yapılamayacak.
Gıda ve yemde taklit yapılamayacak.
Acil durumlar ve kriz yönetimi
İnsan, hayvan ve bitki sağlığını korumak, gıda ve yem güvenilirliğini sağlamak üzere, doğrudan veya dolaylı bir riskin bildirimine ilişkin sistemler Bakanlık tarafından kurulacak ve üretilen, işlenen ve dağıtılan ürünler ve canlı hayvanlarla ilgili, insan, hayvan ve bitki sağlığı ile çevre için ciddi bir riskin belirmesi ve mevcut tedbirlerin yetersiz kalması durumunda, söz konusu canlı hayvan veya ürünün piyasaya arzı, kullanımı ve ülkeye girişini kısıtlayıcı ve yasaklayıcı her türlü idari tedbiri almaya ve uygulamaya yine Bakanlık yetkili olacak.
Bağımsız, tarafsız, şeffaf ve bilimsel esaslara göre risk değerlendirmesi yapmak üzere; araştırma kurumları, araştırma enstitüleri, üniversitelerin konuyla ilgili fakültelerin temsilcileriyle gerektiğinde diğer uzman kişilerin katılabileceği, konularına göre risk değerlendirme komisyonları oluşturulacak. Komisyonların yapacağı risk değerlendirme sonuçları tavsiye niteliğinde olacak.
Diyet gıdaların üretimi
Herhangi bir katkı, aroma veya zenginleştirme amaçlı madde ilave edilen kaynak suları, içme suları, doğal mineralli sular ve yapay sodaların üretimi, ambalajlanması, satışı, ithalat ve ihracatına ilişkin esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek. Ancak, kaynak suları, içme suları, içme ve kullanma suları, doğal mineralli sular ve tıbbi amaçlı suların üretimi, ambalajlanması, satışı, ithalat ve ihracatına ilişkin usul ve esaslar Sağlık Bakanlığınca belirlenecek. Sağlık Bakanlığı,Özel tıbbi amaçlı diyet gıdaların üretim, ithalat, ihracat ve kontrolüne ilişkin usul ve esaslarını da belirleyecek.
Birincil üretim yapanlar, perakende iş yerleri ile gıda ve yem işletmecileri, kendi kontrolleri altındaki faaliyet alanıyla ilgili Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca belirlenen genel ve özel hijyen esaslarına uyacaklar. Birincil üretim hariç olmak üzere, gıda ve yem işletmecisi, tehlike analizi ve kritik kontrol noktaları ilkelerine dayanan gıda ve yem güvenilirliği sistemini kuracak ve uygulayacak.
Kontrol ve denetim
Resmi kontroller, uygun sıklıkta, tarafsız, şeffaf ve mesleki gizlilik ilkelerine uygun olarak risk esasına göre, ön bildirim gereken haller dışında, önceden haber verilmeksizin gerçekleştirilecek. Bu kontroller, izleme, gözetim, doğrulama, tetkik, denetim, numune alma ve analiz gibi uygulamaları da kapsayacak. Kontroller, Bakanlıkça kontrol yetkisi verilen personel tarafından gerçekleştirilecek.
Kontrol görevlisi, Bakanlık adına bu Kanun hükümleri doğrultusunda resmî kontrolleri yapmak, kontrol sonucuna göre, her türlü etkiden ve çıkar ilişkisinden uzak, tarafsız, objektif ve bağımsız olarak karar almak zorunda olacak.
Ürünün kalan raf ömrü 7 günden az olan gıdalar, mikrobiyolojik incelemeler ve ürün miktarının şahit numunenin analizinin yapılabilmesi için yetersiz olduğu durumlarda analiz sonucuna itiraz edilemeyecek. İtirazdan kaynaklanan masraflar ilgililer tarafından karşılanacak.
Bakanlık, uygun gördüğü hallerde yapılan kontroller sonucunda sahip olduğu bilgileri, kamuoyunun bilgisine sunabilecek.
Bakanlık, bu Kanun kapsamındaki cezai yaptırımların uygulanmasıyla ilgili yetkiler hariç olmak üzere, uygun göreceği görev ve yetkiler için kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri, birlikler, kooperatifler, vakıf ve üniversitelerle işbirliği yapabilecek. Bunlardan, Bakanlıkça belirlenen şartlara sahip olanlara, bu görev ve yetkilerin tamamı veya bir kısmı tamamen veya kısmen devredebilecek veya hizmet alımı yoluyla yerine getirebilecek.
Sınır noktaları kurulacak
Bakanlık, ürün ve canlı hayvanla ilgili ithalat ve ülkeye giriş koşullarıyla kontrol esaslarını belirleyecek, resmi kontrollerini yürütecek. Uygun olmayan ürünlerin ülkeye girişine izin verilmeyecek.
İthalatçı veya maldan sorumlu yetkili temsilcisi, ülkeye giriş yapacağı canlı hayvan ve hayvansal ürünlerle ilgili Bakanlığa ön bildirimde bulunacak. Bakanlık bunların dışında kalan ürünler için de risk esasına göre ön bildirim zorunluluğu getirebilecek.
Gümrük ve serbest bölge müdürlüklerince, Bakanlığın izni olmaksızın canlı hayvan ve hayvansal ürünlerle bitki ve bitkisel ürünlerin ülkeye, serbest bölgelere girişine veya buralarda herhangi bir işleme tabi tutulmasına izin verilmeyecek.
Bakanlık gümrük depolarına ve serbest bölgelere canlı hayvan ve ürünlerin girişi, çıkışı ve depolanmasında insan, bitki ve hayvan sağlığının korunmasına yönelik ilave tedbirler getirebilecek. Hayvansal olmayan ürünlerle ilgili karantina tedbirlerine ilişkin bilinen veya yeni ortaya çıkan riskli durumlarda, Bakanlığın bildirimi üzerine, ilgili gümrük ve serbest bölge müdürlükleri bu malların ülkeye ve serbest bölgelere girişine izin vermeyecek.
Bu arada Bakanlık, ülkeye giriş yapacak ve kontrole tabi tutulacak canlı hayvan ve ürünlerle ilgili bilgileri hazırlayacak ve Gümrük Müsteşarlığına bildirecek. Gümrük Müsteşarlığı, Türkiye Gümrük Bölgesine gelen ürünlere ilişkin bilgileri Bakanlığa iletecek ve her kurum kendi görev alanlarına giren konularda eşgüdüm ve işbirliği halinde canlı hayvan ve ürünlerin ülkeye giriş ve çıkış işlemlerinin yapılmasını sağlayacak.
Bakanlık, resmi kontrol sonucu ülkeye girişi uygun olmayan canlı hayvan, ürün ve diğer maddeleri alıkoyacak. Bunlara, sahibinin bilgisi dahilinde, karantina altına alma, geri gönderme, özel işleme tabi tutma, esas kullanım amacı dışında başka bir amaçla kullanılmasına izin verme veya itlaf ve imha önlemlerinden bir veya birkaçını uygulayacak veya uygulatacak.
İhraç edilen ancak çeşitli nedenlerle geri dönen canlı hayvan ve ürünler, geri dönme sebebi de dikkate alınarak, geri dönen canlı hayvan ve ürünün, ihraç edilenle aynı olduğuna ilişkin tespit yapıldıktan sonra, Bakanlıkça resmi kontrole tabi tutulacak. Kontrol sonucu mevzuata uygun olan canlı hayvan ve ürünlerin girişine izin verilecek. Uygun olmayan canlı hayvan ve ürünler için, yeniden ihraç, karantina, özel işleme tabi, ithaf ve imha gibi yaptırımlar uygulanacak.
Bakanlık, canlı hayvan, hayvansal ürünler ile bitki, bitkisel ürün ve ahşap ambalaj malzemelerinin ülkeye giriş yapacağı sınır kontrol noktaları kuracak. Takiple ilgili bilgi sistemini oluşturacak ve işletecek. Ülkeye girişi yapılacak diğer ürünlerle ilgili gümrük giriş kapılarını Gümrük Müsteşarlığı ile birlikte belirleyecek.
Ev ve süs hayvanlarının ticari olmayan hareketleriyle, yolcu beraberi ürünlerle ilgili hususlar Bakanlıkça belirlenir.
Bakanlık, faaliyetler ve resmi kontrollerin karşılığı olarak ücret alabilecek. Hangi faaliyetlerden ve resmi kontrollerden ne miktarda ücret alınacağı her yıl Aralık ayında Bakanlıkça belirlenecek.
|
|
|
Mart Ayında 2500 Tarım Danışmanı Daha Alınacak |
|
Gönderen: Murat KUTAY - 11-02-2010 15:14:34 PM
- Cevaplar (1)
|
|

Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker, bu yıl içinde 81 ildeki Tarım ve Köyişleri Bakanlığı teşkilatına birer sosyolog atayacaklarını açıkladı. Mart başında 2 bin 500 tarım danışmanı daha alınacak.
Eker, Active Academy tarafından Rixos Grand Ankara Otelinde düzenlenen ''2. Tarım Zirvesi''nde yaptığı konuşmada, Tarım ve Köyişleri Bakanlığının sektörün geliştirilmesi için yaptığı ve yapacağı projeleri anlattı.
Tarımı bir sektör olarak gördüklerini ve bu nedenle tarıma stratejik bir bakış açısıyla baktıklarını ifade eden Eker, projeleri de bu bakış açısıyla gerçekleştirdiklerini bildirdi. Eker, bu çerçevede tarihte olmadığı kadar mevzuat hazırlandığını ve bunlardan sadece 12 tanesinin tarımda temel kanunlar olduğunu kaydetti. Tarım Sigortaları Kanunun da bunlardan biri olduğunu belirten Eker, ''Bugünlerde yine gündemde olan bu konuda ne kadar isabetli karar aldığımızı görüyorum'' dedi.
2010 yılında sel felaketinin de sigorta kapsamına alındığına dikkati çeken Tarım Bakanı, sel, don, dolu...vs gibi felaketlerin zamansız ortaya çıktığını, sigorta yaptıran üreticilerin de devlet tarafından yüzde 50 hibe ile desteklendiğini bildirdi.
Tarım sektöründe kullanıldırılan kredilere değinen Bakan Eker, Türk çiftçisinin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerinden yaklaşık 7-8 milyar lira düzeyinde kredi kullandığını ve bunların da yaklaşık yüzde 97-98'sinin geri döndüğünü kaydetti. Eker, ''Tarımsal kredilerin miktarının artırılması ve şartlarının iyileştirilmesi temel hedeflerimizden biri'' diye konuştu.
Eker, söz konusu kredilerin yüzde 90'ının sübvansiyonlu kredi olduğunu ve yüzde sıfır ile yüzde 60 arasında değişen oranlarda indirime tabi olduğuna da dikkati çekti.
-TARIM SEKTÖRÜNDE BÜYÜK ÖLÇEKLİ İŞLETMELE İHTİYACI
Rekabet gücünü etkileyen en önemli sorunlarından birinin tarım sektörünün önemli bölümünün küçük ölçekli işletmelerin oluşturması sorunu olduğunu dile getiren Eker, ''Ne yapıp, edip ölçek ekonomisine ulaşmamız ve tarımsal işletmeleri büyütmemiz gerekiyor'' dedi.
Bakan Eker, bugün Türkiye'de yaklaşık 3 milyon 100 bin tarımsal işletmenin ortalama arazi büyüklüğünün 60 dönüm olduğunu, bunun da tek parça arazi değil, 7 parçadan oluştuğunu söyledi. Avrupa'da tarım arazilerinde ortalama ölçek büyüklüğünün 175 dönüm ve çoğunlukla da tek parça olduğuna işaret eden Eker, ''Bununla ilgili kanuni bir düzenleme yapıyoruz'' dedi.
Bakan Eker, hayvancılığın desteklenmesi amacıyla geliştirilen Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) ve Doğu Anadolu Projesi (DAP) kapsamındaki illere damızlık süt sığırcılığı ve etcil sığırda 50 baş ve üzerinde hayvan işletmeciliği kuracaklara yüzde 30 yatırım, yüzde 40 hayvan alım ve yüzde 40 da süt sağım üniteleri için hibe desteği sağlanacağını hatırlattı.
-TARIMSAL YATIRIMCILAR İÇİN DANIŞMA OFİSİ
Türkiye'de tarım sektörüne yatırım yapmak isteyen yerli ve yabancı yatırımcılar için bakanlık bünyesinde rehberlik hizmeti sağlayan bir ofis kurduklarını da belirten Bakan Eker, yatırım yapmak isteyenlerin bu ofiste danışma hizmeti aldığını söyledi.
Sektördeki önemli sorunlardan birinin de su ve sulama sorunu olduğuna işaret eden Mehdi Eker, ''Sulama yatırımları bizim için son derece önemlidir. Şu anda GAP bölgesinde 1 milyon hektar alanı sulayacak imkanımız var. Bizim bu sulama yatırımlarını zaman geçirmeden tüm imkanlarımızla yapmaya çalışıyoruz'' diye konuştu.
-''TARIM ÜRÜNLERİNDE NET İHRACATÇIĞIZ''-
Kuraklık ve ekonomik kriz başta olmak üzere yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen sektörün son 5 yılın 4'ünde pozitif büyüme kaydettiğine dikkat çeken Eker, tarım sektörünün 2008 yılında yüzde 3,5, 2009 yılının ilk 9 ayında da yüzde 3,3 büyüme gösterdiğini bildirdi.
Bakan Eker, dış ticaret rakamlarına bakıldığı zaman 2008 yılında 11,5 milyar dolarlık tarım ürünü ihracatı yapıldığını belirtirken, ''Türkiye gıda maddelerinde net ihracatçıdır, ithalatçı değildir. Sadece yağlı tohumlarda sorunumuz var'' dedi.
-TARIMSAL DESTEKLER
Tarımsal destek kapsamında prim desteği verilen 16 ürünle ilgili bu yıldan itibaren ürün bazlı havza destek modelini hayata geçireceklerini kaydeden Eker, şöyle konuştu:
''Bir de özel ürünlerimiz var, örneğin çay. Tüm Avrupa kıtasında sadece bizde çay var. Bu nedenle çay özel ürün. Baklagilleri de destekleme kapsamına aldık. Çünkü bu konuda Türkiye net ihracatçı durumunda. Stratejik bir bakış açısıyla desteklemelerimizi yapmaya devam edeceğiz.''
-2 BİN 500 YENİ TARIM DANIŞMANI GELİYOR
Bugün Türkiye genelinde köylerde 2 bin 500 adet tarım danışmanının görev yaptığını belirten Eker, Mart ayı başında 2 bin 500 tarım danışmanı daha alınacağını bildirdi.
Eker, ''Danışman sayısı 5 bine çıkacak. Bu danışmanların her birinin 5 köye baktığını düşünürsek 25 bin köy yapar. Biz danışman sayısını 10 bine çıkarmayı hedefliyoruz'' dedi.
-BAKANLIKTA YENİDEN YAPILANMA
Tarım ve Köyişleri Bakanlığının ''Tarım ve Gıda Bakanlığı'' olarak yeniden yapılanacağını da ifade eden Eker, konuyla ilgili şu bilgileri verdi:
''Tarım tek segmentli bir alan değil. Tarladan sofraya bütün bir zincirin tüm haklarının tek bir elden yürütülmesi gerekiyor. Gıda, hayvancılık, ziraat, bitkisel üretim ve su ürünleriyle ilgili müdürlükler olacak. Tarım ve Gıda Bakanlığı bürokratik zinciri de kısaltacak. Müsteşar, genel müdür, daire başkanları ve kariyer uzmanları olacak. Yardımcılıkları kaldırıyoruz. Bu yapı daha seri karar alınmasını da sağlayacak.
Benim önüme bir yazı geliyor, bakıyorum 8 paraf var. Buna rağmen ilk kademe yapılan basit bir hata bana kadar geliyor. Demek ki bu kadar kademeye gerek yok.''
-TARIM TEŞKİLATLARINA SOSYOLOG ATANACAK
Bu yıl içinde illerdeki Tarım ve Köyişleri Bakanlığı teşkilatlarına birer sosyolog atanacağını da açıklayan Tarım Bakanı, köy ve kırsal alan sosyolojisini bilmeden çok sağlıklı projeler üretilemeyeceğini kaydetti.
Bu çerçevede ilk aşamada 812 ilin her birine başlangıç itibariyle en az bir sosyolog alınacağını ve alımların ÖSYM aracılığı ile gerçekleştirileceğini anlatan Eker, ''Daha verimli üretim yapılması ve projelerin daha sağlıklı işlemesi için bunu yapmaya karar verdik'' dedi.
AA
|
|
|
| VESBA’10 / BURSA - VETERİNER HEKİMLİĞE SEKTÖREL BAKIŞ 11-14 MART 2010 |
|
Gönderen: Mehmet AKIN - 30-01-2010 17:05:56 PM
- Cevaplar (19)
|
|
VESBA 2010
Veteriner Hekimliğe Sektörel Bakış
Bursa Veteriner Hekimler Odası ve
Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğrencileri olarak, 11-14 MART tarihinde ulusal çapta veteriner hekim öğrencilerine yönelik ve çeşitli alanlarda veteriner sanayi sektörünü bir araya getirecek olan
’’ Veteriner Hekimliğe Sektörel Bakış ’’ programını düzenleyeceğiz.
' Çiftlikten Sofraya Veteriner Hekimlik' sloganıyla yola çıkan VESBA bu yıl ilk kez Bursa'da misafirlerini ağırlayacak. Çok farklı sürprizlerle ve yeniliklerle gerçekleşecek olan VESBA için takipte olun, bu keyfi kaçırmayın...
|
Veteriner hekim öğrencilerine ve bu alanda çalışma yapmak isteyen herkese hitap edecek olan bu dev organizasyon sayesinde; Türkiye’nin dört bir yanında bulunan sektör temsilcilerini, veteriner hekimleri ve veteriner hekim adaylarını bir araya getirmeyi, veteriner hekimler ile veteriner hekim adayları arasında iletişimi ve dayanışmayı artırmayı, iş çevresiyle olan bağlantıları güçlendirmelerini, sosyal ve kültürel yönden kaynaşmalarını sağlamayı amaçlamaktayız.
PANELLER;
- GIDA SEKTÖRÜ
- 2023 Türkiyesine doğru gıda ve hayvancılık politikaları
- Çiftlikten sofraya veteriner hekim
- KANATLI SEKTÖRÜ
- Türk Tavukçuluk sektörü AB ‘ye hazır mı?
- Akdeniz ülkelerinde kanatlı üretiminin sosyal ve ekonomik önemi
- YEM SEKTÖRÜ
- Küresel ısınma ve kuraklık spekülasyonlarının yem sektörüne etkileri
- Çiftlik yönetimi ve Biyogüvenlik
- KLİNİK VE İLAÇ SEKTÖRÜ
- Veteriner ilaçlarının ilaç sektöründeki Pazar payı
- Geleceğin veteriner hekim vizyonu ve yeni konseptler
TEKNİK GEZİLER;
SÜTAŞ, MATLI YEM, İTİMAT, ÖZTAVUK, TİGEM, OSMANGAZİ BELEDİYESİ HAYVAN BARINAKLARI,
EĞİTİMLER;
1) WORKSHOP: ISO 22000: GIDA GÜVENLİĞİ VE KALİTE YÖNETİMİ
2) KİŞİSEL GELİŞİM EĞİTİMİ: TEMEL YÖNETİM BECERİLERİ
ÇİFTLİKTEN SOFRAYA HER AŞAMADA MÜKEMMEL GELİŞİM İÇİN VESBA’YI KACIRMAYIN....!
Ön Kayıtlar Başlamıştır. Ön kayıtlar ve detaylı bilgiler için
http://www.facebook.com/group.php?gid=26...023&ref=nf
Organizasyon için kurulmuş olan Facebook grubu adresidir.
http://groups.google.com/group/vesba10
Google Group takip sayfaları.
Fakültelerinizdeki öğrencilerede duyurularınızı yaparsanız, bu güzel organizasyonda hep birlikte buluşabiliriz.
Görüşmek dileğiyle.
|
|
|
| Hayvanlardan insanlara geçen hastalıklar artıyor |
|
Gönderen: Murat KUTAY - 06-01-2010 09:59:58 AM
- Cevap Yok
|
|
Hayvanlardan insanlara geçen hastalıklar artıyor

İklim değişikliği ve çevresel bozulma hayvanlardan insanlara geçen birçok yeni hastalığın doğmasına neden oluyor.
The Telegraph'ta yayınlanan habere göre, son 20 yılda en az 45 yeni hastalığın Birleşmiş Milletler şubelerine bildirildiğini açıklayan bilimadamları, önümüzdeki yıllarda daha fazlasının tespit edilmesini beklediklerini kaydetti. Amerikan Çevre Koruma Dairesi (EPA)'nde görevli uzmanlar, dünyada artan salgınlardaki artışı küresel ısınma ile arazi kullanımı ve tarım faaliyetlerindeki değişikliklere bağladıklarını söylediler.
Ortaya çıkan ve yeniden artış gösteren 5 hastalığı -sıtma, lyme artriti (keneler tarafından bulaşıyor), hanta virus (fareler ve sıçanlar tarafından yayılıyor), Batı Nil hastalığı (sivrisinekler bulaştırıyor) ve şistozomiyaz (tatlısu sümüklüböceği tarafından bulaştırılıyor) araştıran bilimadamları, bulaşıcı hastalıklara yenik düşerek ölen insanların sayısının endüstriyel devrim süresince gelişmiş ülkelerde düştüğünü açıkladılar.
Üretim ve kirlilik seviyesinin artışının kanser, alerjiler ve doğum defektlerinin de dahil olduğu kronik hastalıkların görülme sıklığını da artırdığını belirten araştırmacılar, HIV'in hayvanlardan insanlara geçen en iyi hastalık örneği olduğunu söylediler. HIV, insanlarda küresel AIDS salgınına neden oldu. Virüsün, geçtiğimiz yüzyılda Batı Afrika'da şempanzelerden insanlara geçtiği ve dünya üzerinde 25 milyondan fazla insanın ölümüne yol açtığı düşünülüyor.
Geçen yıl Mart ayında Meksika'da ortaya çıkan domuz gribinin ise yeni bir salgın ırkı oluşturmak için domuzlara, kuşlara ve insanlara bulaşan karma virüslerden meydana geldiği belirtiliyor.
College London Üniversitesi Ekoloji bölümünden Doçent David Murrell, 1940 yılından beri 300'ün üzerinde yeni hastalığın keşfedildiğini belirterek, "Bu hastalıkların yüzde 60'ı hayvanlardan insanlara bulaşıyor ve bu rakamın yüzde 70'i de vahşi doğayla temastan kaynaklanıyor" dedi.
Zaman Online
06 Ocak 2010, Çarşamba
|
|
|
| Bu atların bir çiftleşmesi 9 bin TL! |
|
Gönderen: Murat KUTAY - 23-11-2009 09:58:34 AM
- Cevaplar (3)
|
|
Bu atların bir çiftleşmesi 9 bin TL!
Bu haradaki toplam 16 aygırın, fiyatları 2-5 milyon dolar arasında değişiyor.
5 bin dönümlük büyüklüğüyle, Türkiye ve Avrupa'nın en büyük harası olan TJK Karacabey Harası'nda, Türkiye'deki hipodromlarda yarışan atların yüzde 25'i yetişiyor.

Harada, 383 tay, 217 kısrak ve 16 aygır olmak üzere, toplam 685 at yaşıyor. Aralarında dünyanın en büyük at yarışı sayılan “ABD Kentucky Derbisi”ni kazanmış atlar bile var. Haranın en değerli atı, 5 milyon dolara yaklaşan fiyatıyla, dünyaca ünlü şampiyon “Royal Abjar” Kısrağını Royal Abjar'le çiftleştirmek isteyen bir at sahibi, haraya bir koşum (dölleme) başına 9 bin TL ödemek zorunda...
Bursa'yı geçip Karacabey yolundan İzmir'e giderken, sizin de uzaktan dikkatinizi çekmiştir aslında, alabildiğine geniş, yemyeşil bir alanda özgürce koşuşturan atlar... Arabayla bile bir ucundan ötekisine ancak 10 dakikada ulaşabilen, çitlerle çevrili, uçsuz bucaksız bir yeşillik düşünün... Burası TJK Karacabey Harası...
Aslında, Türkiye'deki atçılığın ilk merkezlerinden biri... Geçmişi Osmanlı'nın kuruluş günlerine kadar gidiyor. Haranın en önemli özelliği, Türkiye ve Avrupa'nın en büyük at çiftliği ünvanına sahip oluşundan geliyor. Hara, 5 bin dönümlük arazi üzerine kuruldu. Dile kolay, 5 bin dönüm yan yana dizilmiş 5 bin futbol sahası kadar büyük bir arazi demek... Tam 685 at yaşıyor bu çiftlikte... Taylar ve kısraklar, özgürce koşuyor, yağmurda ıslanıyor, çamurda yuvarlanıyor, arkadaşlarıyla şakalaşıyor...
Aygırlar ise, birbirlerine zarar vermemeleri için ayrı “boks” larda tutuluyor. Taylar yarışlara gidip de sırtında insan taşımadan önceki son “özgür” günlerini burada geçirirken; “emektar” şampiyon atlar ise, jübilelerini yaptıktan sonra, burada “krallar gibi” ağırlanıyor. Çünkü onlar aslında haranın “hazinesi” olarak kabul edilen damızlık aygırlar... Öyle ki, aralarında bir “koşum”ları (dölleme) 9 bin TL olanlar bile var.
Eskiden padişah çifliğiydi
Hara, önceleri at yetiştiriciliğinde kullanılmakla birlikte, eskiden “padişah çiftliği” olarak sarayın hayvansal besin ihtiyacını da karşıladı. Cumhuriyet'le birlikte ise, bu dev çiftlik, “Karacabey Harası” adını alarak Tarım Bakanlığı'na bağlandı.
1988'de yapılan bir protokolle TJK burayı 20 yıllığına kiraladı. 2001'den itibaren ise, yetiştiriciliğe başladı. Türkiye'nin en büyük ve tek safkan İngiliz cinsi yarış atı yetiştiren harasındaki atlar, “boks” adı verilen ve yaklaşık 12 metrekare genişliğindeki localarda kalıyor. Hara'da 13 tanesi 50'lik, 1 tanesi 93'lük ve 1 tanesi de 97'lik olmak üzere toplam 790 adet kısrak boksu bulunuyor. 16 şampiyon aygırın bulunduğu aygır kompleksi ise, haranın en gözde yeri...
Taylar ve kısraklar kışın 7 yazın 17 saat padoğa çıkıyor
Karacabey Harası'ndaki atlar, “padok” ismi verilen etrafı demir borularla sınırlı otlak alanlara çıkarılıyor. Aygırlar hariç haradaki tüm atlar, Mayıs-Kasım ayları arasındaki 6 aylık yaz döneminde yaklaşık 17 saat (gece dahil) nöbetçi seyislerin nezaretinde padoklara çıkarılırken, kasım-mayıs arasındaki 6 aylık kış döneminde 17 saat bokslarında, 7 saat ise dışarıda padoklara tutuluyorlar.
Kısraklar ve taylar, günde iki kez seyisler bir kez de veteriner hekimlerce kontrol ediliyorlar. Veteriner, sağlık teknikeri, nalbant, laborant, seyis dahil olmak üzere, harada toplam 170 personel görev yapıyor. Atlarla, daimi ilgilenen 64, mevsimlik ise 33 seyis bulunuyor. 7 veteriner ve 8 sağlık teknikeri ise, atların sağlık sorunları ile ilgileniyor.
Burada ata binmek yasak
TJK Karacabey Harası'nın Müdürü Fikret Yıldırım, haradaki at sayısının yıl içinde sürekli değiştiğini söylüyor. Harada doğan taylar, 1.5 yaşını geçtikten sonra sahipleri tarafından alınıp yarış sahasına gidiyor. Şu anda harada 685 at varken, bu rakam nisan-mart aylarında 1100'lere kadar çıkıyor. Bunun dışında, harada 300 civarında at sahibinin atlarına pansiyonerlik hizmeti veriliyor.
Karacabey Harası'ndaki tayların hiçbirinin üzerine binilmiyor. 18 ayını doldurmamış bir tay, henüz kemik gelişimini tamamlamadığından üzerine eğer vurulmuyor. Eğer, taylara genelde 20-22 aylıkken vuruluyor: “İlk başta hiçbir at üzerine binilmesinden hoşlanmaz. Bir alışma süreci yaşanır. Bu süreç kimi atlarda 3-5 günde, kimi atlarda 3-5 ayda aşılır. Kısraklar doğum yaptıkları müddetçe harada kalabiliyor. Ama 2 sene üst üste boş kalmış bir kısrak, eğer tercihli bir kısrak değilse haradan çıkarılır.”
Arap atı alsaydık, İngiliz atlarımız 'yarım kan' damgası yerdi
Karacabey Harası'nda sadece İngiliz atları var. Haranın müdürü Fikret Yıldırım, bunun sebebini şöyle anlatıyor: “İngiliz atı yetiştirilen bir harada, Arap atı yetiştirmek, yarışçılık camiasının haleti ruhiyesi içerisinde doğru değildir. Arap atı yetiştirilen yerlerde, sadece Arap atı vardır. Sizin bir Arap atınız varsa ve siz bunu İngilizlerle yetiştirdiyseniz, o Arap atı iyi koştuğu anda hemen ona 'yarım kan damgası' vurulur. 'Başka bir ata çiftleştirmiş', 'İngilize çekmiş' derler. Yarışta en kötü koşan İngiliz, en iyi koşan bir Arap atıyla yarışır. Fiziksel açıdan da atlar arasında fark var. İngiliz atı 500-600 kilo ağırlığa, Arap atı ise, 450-500 kiloya ulaşır. İngiliz atının beli daha uzundur, bir bel omuru daha fazladır. Daha bir 'spor atı' görüntüsü vardır.”
Atın gelişmesi için büyük padok lazım
Yüzde 90'lık bir doluluk oranıyla çalıştıklarını söyleyen Hara Müdürü Yıldırım, bu kadar büyük bir alana ihtiyaç duyulmasını şöyle değerlendiriyor: “Atın fiziksel gelişimini yarış atına uygun oluşturması için bir defa kesinlikle yeterli büyüklükte padok (atların koştuğu ve otladığı alan) alanına ihtiyaç vardır. Koşmadan sporcu olunmaz. Biz burada neticede sporcu yetiştiriyoruz.” Harada 3 bin 700 dönüm civarında padok alanı bulunuyor. Bunun aşağı yukarı 3 bin 200 dönümü çim, 500 dönümü ise kum padok... Atlar, kuma da ihtiyaç duyuyor. Çünkü gerek tedavi zamanlarında, gerekse de aşırı yağışlı zamanlarda atların çime çıkması gerekiyor.
Atın kemik yapısı çok önemli
Veteriner hekim olan Yıldırım, bir atın iyi bir yarış atı olması için, çok sağlam bir ayak ve kemik yapısına ve kapasitesi maksimumda olan bir akciğer yapısına ihtiyaç olduğunu vurguluyor: “Zaten padokların büyüklüğü, tayların özellikle gelişme döneminde hareketli olarak gelişmelerinin sağlanmasında önem taşıyor. Hareket etmeden gelişen bir ayak olmamalı. Aksiyonun en yüksek derecede olacağı duruma göre, atın ayaklarındaki o esneme payını alması lazım... Bu da, hareket ederek gelişirse olur. Özellikle 'tendo' ve 'kas' yapısının hareket ederek gelişmesi lazım.”
Atların ilk 24 ayı, insanların 24 yaşı gibi
Atların ilk 24 ayı, insanların ilk 24 yaşına benziyor. Nasıl 24 yaşından sonra insanlarda pek gelişme olmazsa, atlarda da 18 ile 24 aylık dönem, gelişmenin yavaşladığı bir süreç... Yıldırım, “Atlar, özellikle ilk 18 aylık dönemlerinde ergin kondüsyonunun yüzde 85'lik kısmını alır. Geriye kalan yüzde 15'lik kısmı da, 18-24 aylık dönemlerinde ve idmana başlayarak alırlar. Burada kritik nokta, tayın ilk 18 aylık dönemini uygun padok şartlarında hareketli olarak, koşarak ve düzgün beslenerek geçirmiş olmasıdır” diyor.
Senede 70 kısrağa aşım yapıyorlar
Atçılık faaliyetinin özü, esasında bir seleksiyonun bütünü... Seleksiyonun ana gayesi de daha hızlı ve sağlam atı elde etmek... Daha hızlıyı elde etmek için mutlaka hız olarak kendisini ispat etmiş atların damızlıkta kullanılması gerekiyor. Hız da genetik faktörlerin etkisiyle ortaya çıkıyor. Bir kısrak sadece kendi doğurduğu taya genetiğini verebilirken, bir aygır, bir senede 70 kısrağa aşım (dölleme) yapabiliyor. Bu da haradaki damızlık aygırların neden bu kadar pahalı olduğunun bir kanıtı... Yıldırım, atların kalıtım derecesinin “Yüzde 35” kabul edildiğini belirterek, “Yarışta rüştünü ispat etmiş erkek atların damızlıkta önceliği vardır. Ancak, 'Yarışta çok iyi olmuş bir atın tayları hep çok iyi olacak' diye bir garanti yok. Ama hiçbir tohumlama da öylesine yapılmaz.” diyor.
Always Classic, haranın maskotu
4 buçuk milyon dolara alınan, “Always a Classic” adlı aygır, haranın bir anlamda maskotu gibi... Haradaki en şakacı aygır belki de o, fotoğraf çektirirken bir anda “şaha kalkıveriyor”. Ancak, 3 milyon dolara alınan “Always a Classic”, 2 bin dolara aşım yaparken, 900 bine alınan “Royal Abjar”, 9 bin TL'ye aşım yaptırıyor. Bu farkın sebebini Yıldırım şöyle anlatıyor:
“Always, yurt dışında çok başarılı olmuş olabilir ama Türkiye'de çıkardığı taylar o kadar başarı kazanamamış. Belki de, bizde ona uygun kan uyumu çıkmamıştır. Ama 'Royal Abjar' bugün Türkiye şartlarına göre çok daha üst derecede başarılı olmuş bir aygırdır.” Dünyadaki en üstte tutulan yarışın ABD'deki Kentucky Derbi olduğunu söyleyen Yıldırım, gururla bu yarışı kazanan iki aygırın kendilerinde olduğunu belirtiyor: “Strike the Gold” ve “Seahero”...
Royal Abjar'in değeri 5 milyon dolar
Haradaki toplam 16 aygırın, fiyatları 2-5 milyon dolar arasında değişiyor. Harada bugün en yüksek aşım rakamlarına ulaşan aygır ise Royal Abjar... Çünkü tayları çok başarılı. Yıldırım, Abjer'in tek aşımının 9 bin TL olduğunu anlatıyor. Üstelik alındığında fiyatı da diğer aygırlardan oldukça ucuzmuş, 800-900 bin dolara mal olmuş. Ama şimdiki fiyatı birkaç milyondan aşağı değil...
Tuğrul Tunalıgil/Akşam
|
|
|
|