| Hoşgeldin, Misafir |
Mesaj atabilmek için forumumuza kayıt olmalısınız.
|
| Forum İstatistikleri |
» Üye Sayısı: 55,311
» En Son Üyemiz: raptor2290
» Konu Sayısı: 15,907
» Mesaj Sayısı: 38,957
Tam İstatistik
|
|
|
3 köpekbalığı yedi |
|
Gönderen: dilara - Dün 19:38:59 PM
- Cevaplar (1)
|
 |
Atlas Okyanusu’nu kürekle geçen ilk Türk unvanına sahip Erden Eruç, 312 gün süren ve Guinnes Rekorlar Kitabı’na girmesine neden olan Pasifik Okyanusu geçişi sonrası Türkiye’ye döndü.
Dev dalgalar, fırtınalar, köpekbalıkları, ters akıntılar, bozulan aletler ve hiç kaybolmayan bitirme umuduyla örülü macerasını anlatan Eruç, "Önüme bir hedef koyup, gerçekleştirmek alışkanlık haline geldi. Başladığınız zaman bunu bitirmenizi sağlayacak melekler çıkacaktır. Çocuklara, korkuların bizleri durdurmaması gerektiğini anlatmaya çalışıyorum" dedi.
"Kas Gücüyle Dünya Turu ve Altı Zirve" projesi kapsamında California Bodega Bay sahilinden 10 Temmuz 2007’de yola çıkan 46 yaşındaki Erden Eruç, 321 gün süren 9 bin 684 deniz millik yolculuk sonrası 17 Mayıs 2008’de Papua Yeni Gine sularında Pasifik geçişine ara verdi. Bu geçişle denizde kaybolan İngiliz okyanus kürekçisi Peter Bird’e ait 304 günlük "En uzun süreli yalnız geçiş" rekorunu kıran Eruç, dün İstanbul’da gazetecilerle buluştu.
1997’de ABD’de çalıştığı firmada bulunan dünya haritasına parmağını koyup bir hat çizdiğini belirten Eruç, bunu bir proje haline getirdiğini anlattı. Erden Eruç, "ilham kaynağım" dediği arkadaşı Göran Kropp’un 2002’de birlikte yaptıkları tırmanışta düşerek ölmesi üzerine projesini daha fazla ertelememeye karar verdi. 2003’te ABD’de McKinley Zirvesi’yle başlayan tur, 2006’da Atlas Okyanusu geçişiyle sürdü.
Eruç, 312 gün iki saat Pasifik Okyanus’unda kaldı. Taze yiyecekler kısa sürede bittiği veya bozulduğu için hazır yemekler kullandı. Bu süre zarfında üç köpekbalığı tutup yedi, denize düşme ihtimaline karşı sürekli tekneye ayağından bağlı kaldı. Okyanustan canlı bağlantıyla çocuklara konferans verdi. Kamarada, alabora ihtimaline karşı göğsünden ve belinden kavrayacak emniyet kayışı bağladı. Elektronik malzemelerin enerjisini güneş enerjisiyle doldurulabilir akülerle sağladı. Çöplerini poşetledi, suyunu özel filtre sistemiyle sağladı. Bir albatros türünü yaşadığı yerden üç bin kilometre uzakta fotoğraflayarak kitaplara girdi.
|
|
|
SARS (Severe Acute Respiratory Sendrome) |
|
Gönderen: Murat KUTAY - 15-08-2008 11:11:46 AM
- Cevap Yok
|
 |
SARS (Severe Acute Respiratory Sendrome)
SARS nedir?
SARS (Severe Acute Respiratory Sendrome) bir virus enfeksiyonudur. Birden bire ortaya çıkan ve öncelikle üst solunum yolları ve akciğerlerden başlayan bir enfeksiyon hastalığı olarak tanımlanabilir.
SARS’a yol açan etken nedir?
Uzmanlarca, SARS’a neden olan etkenin “coronavirus” olarak adlandırılan bir virüs olduğu düşünülmektedir.
SARS nasıl bulaşır?
Bulaşıcı etkenin bir insandan diğerine bulaşması için virüsü taşıyan kişi ile yakın temas gereklidir.
Ancak, hastanın öksürme, hapşırma gibi eylemlerle oluşturduğu, havada kalan damlacıklardaki virüslerin solunması ile de bulaşıcı etken vücuda alınmaktadır. Kalabalık ve havalandırma tertibatı yetersiz olan ortamlar ciddi anlamda hastalığın yayılma mekanlarıdır.
SARS’ın kuluçka dönemi ne kadardır?
Bulaşıcı etkenin vücuda girmesinden sonra hastalığın ortaya çıkması için 2-10 günlük bir sürenin geçmesi gerekmektedir.
SARS’ın belirtileri nelerdir?
SARS’ın en önemli belirtisi yüksek ateştir. Kuru öksürük, üşüme ve titreme, şiddetli kas ağrıları, baş ağrısı, boğaz ağrısı, burun akıntısı, halsizlik, yorgunluk saptanan diğer belirtilerdir. Bulantı, kusma ve ishal de görülebilmektedir.
SARS’ın etkilediği yaş grubu nedir?
Enfeksiyon her yaş grubunu etkilemektedir. Hastalığa yakalanların çoğunluğunun 25 yaş üzerinde olmasına karşın, hastalık çocuklarda da görülmüştür. Ölüm oranı yaşlılarda ve kronik hastalarda gençlere oranla daha yüksektir. Hastalığa yakalananların büyük bölümünü hasta yakınları ve sağlık personeli oluşturmaktadır.
SARS’ın tedavisi nedir ?
Hastalığın henüz bir tedavisi bulunmamaktadır. Virüslerin etken olduğu tüm diğer enfeksiyon hastalıklarında olduğu gibi antibiyotikler tedavide etkili olamamaktadır. Bazı antiviral ilaçlar ile ağır vakalarda kortizon benzeri ilaçlar kullanılmaktadır.
SARS’dan korunmak için ne yapılmalıdır?
Hastalıktan geniş kitleleri korumanın en etkin yolu hastaların erken saptanması, ve toplumdan izole edilmesidir. Sağlık personelinin koruyucu maske, gözlük, eldiven, önlük, galoş gibi önlemler ile hasta yanına girmesi bulaşıcı etkene karşı alınmış önlemlerdir.
SARS’ın görüldüğü ülkeler hangileridir ?
SARS ilk olarak, 2002 yılı Kasım ayında Çin’in Guandong eyaletinde ortaya çıktığı ve daha sonra öncelikle Hong Kong olmak üzere, seyahatler yoluyla Singapur, Kanada, ABD ve Avrupa ülkeleri dahil 25’den fazla ülkeye yayıldığı tahmin edilmektedir. WHO tarafından Çin, Tayvan, Singapur ve Hong Kong “enfekte bölge”, İngiltere’nin Londra, Kanada’nın Toronto bölgeleri ve ABD’nin belirli bölgeleri ise “lokal yayılım bölgesi” ilan edilmiştir.
Veteriner Hekim Murat KUTAY
|
|
|
Veteriner Fakülteleri 364 YTL... |
|
Gönderen: Murat KUTAY - 13-08-2008 15:20:50 PM
- Cevaplar (1)
|
 |
Harçlara yüzde 10 zam geliyor
Üniversite harçlarına yüzde 10 zam yapılması önerildi. Zam oranlarını Bakanlar Kurulu belirleyecek.
ANKARA - YÖK, üniversite öğrencilerinden alınan katkı paylarının, “enflasyon oranı da gözetilerek yüzde 10 oranında artırılması” önerisini Milli Eğitim Bakanlığına sundu. Milli Eğitim Bakanlığı da öneride değişiklik yapmayarak, Maliye Bakanlığı’na iletti. Katkı paylarına yapılacak zam oranı Bakanlar Kurulunca kararlaştırılacak. Karar, Resmi Gazete’de yayımlandıktan sonra yürürlüğe girecek.
Harçlara yüzde 10 zam yapılması önerisinin değiştirilmeden onaylanması halinde fakültelerin katkı payları 2008-2009 akademik yılında 266-550 YTL arasında değişecek. Açıköğretim Fakültesinin harç miktarı 61 YTL’den 67 YTL’ye yükselecek.
EN YÜKSEK TIP FAKÜLTESİ EN DÜŞÜK AÇIKÖĞRETİM
Üniversitelerde en yüksek katkı payını, öğretim süresi 6 yıl olan tıp fakültesi öğrencileri ödüyor. En düşük harç miktarı açıköğretim öğrencilerinden alınıyor.
Yüzde 10 zam yapılması halinde katkı paylarının miktarları yaklaşık şöyle olacak: Tıp fakülteleri 550 YTL, diş hekimliği ve eczacılık fakülteleri 466 YTL, veteriner fakülteleri 364 YTL, tıbbi biyolojik bilimler ve fizik tedavi ve rehabilitasyon programları, teknik eğitim fakülteleri 266 YTL, İTÜ İşletme Fakültesi 379 YTL, Mühendislik, mimarlık, mühendislik-mimarlık, inşaat, makine, maden, elektrik-elektronik, kimya metalürji, mühendislik ve teknik, uçak ve uzay bilimleri, ziraat ve orman fakülteleri 365 YTL, gemi inşaat ve deniz bilimleri, deniz bilimleri, su ürünleri, denizcilik, tekstil teknik ve tasarım, sanat ve tasarım, güzel sanatlar fakülteleri 300 YTL, fen, fen-edebiyat (fen programı), dil ve tarih-coğrafya, ilahiyat, eğitim, mesleki eğitim, sağlık eğitim, endüstriyel sanat eğitim, ticaret turizm eğitimi, mesleki yaygın eğitim, eğitim bilimleri, edebiyat, iletişim bilimleri ve iletişim fakülteleri 268 YTL, hukuk, iktisat, işletme, siyasal bilgiler, iktisadi ve idari bilimler 285 YTL.
Yüksekokullar içinde de en fazla katkı payını devlet konservatuvarı ve sivil havacılık ve yabancı diller yüksekokulu öğrencileri ödeyecek.
Katkı payları devlet konservatuvarlarında 550 YTL, sivil havacılık ve yabancı diller yüksekokullarında 443 YTL olacak.
Mesleki teknoloji, tütün eksperliği, ev ekonomisi yüksekokulları öğrencileri 195, bankacılık ve sigorta, uygulamalı bilimler, ilahiyat meslek, sağlık, hayvan sağlığı, endüstriyel sanatlar, takı teknolojisi ve tasarımı, beden eğitimi ve spor, spor bilimleri teknolojisi, fizik tedavi ve rehabilitasyon, sağlık teknolojisi, hemşirelik, sosyal hizmetler, sağlık idaresi, ulaştırma, turizm ve otelcilik işletme ve turizm işletme ve otelcilik ve engelliler entegre yüksekokulları ile tapu kadastro, sağlık hizmetleri, sivil havacılık, sosyal bilimler, teknik bilimler, yerel yönetimler, su ürünleri ve adalet yüksekokulları öğrencileri 179 YTL katkı payı verecek.
Lisastüstü öğrenim ücreti 244 YTL’ye yükselecek.
İSTEYENE KATKI KREDİSİ
İsteyen öğrenciler katkı payını YURTKUR’dan kredi olarak alabiliyor. Katkı payları, öğrenciler tarafından yükseköğretim kurumlarınca kamu bankalarından herhangi birinde açtırılan hesaba yatırılıyor.
YURTKUR’dan katkı kredisi almaya hak kazanan öğrenciler adına belirlenen katkı payı miktarları, bu kurum tarafından ilgili üniversiteye aktarılıyor.
Katkı payları, eğitim-öğretim yılı başlarında kayıt olma ve yenileme sırasında iki eşit taksitte ödeniyor.
|
|
|
Arılardan sonra sinekler de mi kayboluyor? |
|
Gönderen: Murat KUTAY - 13-08-2008 15:18:51 PM
- Cevap Yok
|
 |
Arılardan sonra sinekler de mi kayboluyor?
Prof. Dik, Akdeniz ve Ege bölgesinde yaptığı saha çalışmalarında, bu yıl geçen yıllara oranla daha az sinek yakalayabildiğini söyledi.
KONYA - Konya Selçuk Üniversitesi (SÜ) Veteriner Fakültesi Parazitoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Bilal Dik, küresel ısınmaya bağlı olarak ortaya çıkan kuraklığın, üreme alanları yok olan sinek popülasyonunun azalmasında etkili olduğunu düşündüğünü belirtti.
Prof. Dr. Dik, Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada, araştırmalar için Akdeniz ve Ege bölgesinde yaptığı saha çalışmalarında, bu yıl geçen yıllara oranla daha az sinek yakalayabildiğini söyledi.
Türkiye’de, bilimsel olarak henüz kanıtlanmamakla birlikte sinek popülasyonunun azaldığının söylenebileceğini ifade eden Prof. Dr. Dik, “Sinekler küresel ısınmaya bağlı olarak ortaya çıkan kuraklık ve aşırı ilaçlama sonucunda azalıyor diyebiliriz ancak bu bir yaklaşım tarzıdır. Bilimsel bir araştırma yapılmadan kesin bir şey söylememiz mümkün değil” dedi.
Küresel ısınmaya bağlı olarak ortaya çıkan kuraklığın sineklerin üreme alanlarındaki nemi yok ettiğini ifade eden Dik, “Sineklerin üremeleri için uygun ortamlar sığır pislikleri, nemli, pis veya organik maddelerce zengin olan bataklık gibi yerlerdir. Evsel veya hayvansal atıkların bulunduğu yerleri de bunlara ekleyebiliriz. Aşırı sıcaklarda, ısınmaya bağlı olarak sineklerin üredikleri alanlar kuruduğu için, üremeleri biraz kısıtlanmış olur. Böylece sayıları da azalır” diye konuştu.
“Küresel ısınmaya bağlı olarak ortaya çıkan kuraklığın, üreme alanları yok olan sinek popülasyonunun azalmasında etkili olduğunu düşünüyorum” diyen Dik, sineklerin azalmasında aşırı ilaçlamanın da önemli bir etken olabileceğini belirtti.
KİMYASALLARIN ETKİSİ
Prof. Dr. Dik, sineklerle mücadele için bilinçli veya bilinçsiz olarak çok sayıda ilaç tüketildiğini ifade ederek, şunları kaydetti:
“Bu nedenle sinek sayısında azalma gözlenebilir. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı nedeniyle Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, vatandaşlara tedbir amaçlı kene ilaçları kullandırıyor. Kenelere karşı etkili olan bu ilaçlar, ister istemez sineğe de etkili oluyor. Örneğin koyunun veya sığırın üzerine konan sinekler ilaçla temas ederek ölebiliyor. Bu hastalıkla mücadele amacıyla belediyeler, birçok yerde park ve bahçe ilaçlıyor. Bilinçsizce ilaçlama zararlı böceklerin yanı sıra yararlıları da yok ediyor.”
Tüm dünyadaki arı kayıplarının küresel ısınmayla ilişkilendirildiğini söyleyen Dik, “Ancak diğer taraftan siz her yeri ilaçlarsanız arıyı da öldürürsünüz diğer yararlı böcekleri de. Günlük hayatta sineklerden hoşlanmayabiliriz ancak ilaçlamayla doğanın da dengesini bozmuş oluyorsunuz. Son yıllarda kanserli hasta sayısının da arttığını görüyoruz. Bunun nedeni kimyasal kirlenmedir, zehirli ilaçların kullanımının artmasıdır” diye konuştu.
Aşırı ilaçlama konusunda yetkililerin çiftçileri ve vatandaşları uyarması gerektiğini ifade eden Dik, bu yönde acilen ciddi bir girişim başlatılması gerektiğini sözlerine ekledi.
|
|
|
|